Eti Bakır Mazıdağı’nda 220 Milyon Dolarlık Yatırım
Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun en büyük özel sektör yatırımı olan Eti Bakır Mazıdağı Metal Geri Kazanım ve Entegre Gübre Tesisleri’nde eş zamanlı iki yeni adım atılıyor. Şirket, Türkiye’de ilk kez kobalt uç ürünleri için 20 milyon dolarlık tesis kuracak; buna paralel olarak pelet demir üretimine yönelik 200 milyon dolarlık yatırımı da hayata geçirecek.
Türkiye’de ilk kobalt uç ürünleri
Eti Bakır, Mazıdağı’nda kobalt tuzları (kobalt asetat, kobalt klorit, kobalt nitrat) üretecek. Bakır süreçlerinin yan ürünü piritten geri kazanılan kobaltla yıllık 2.500 ton üretim seviyesine ulaşılırken, bu miktar dünya üretiminin yaklaşık %2’sine karşılık geliyor. Yeni yatırımla, 2 yıl içinde devreye alınacak tesiste yıllık 2.000 ton metale eşdeğer kobalt tuzu üretilecek; seramik, batarya, savunma sanayi ve otomobil lastiği üretimi gibi alanlarda kullanılan bu ürünlerin büyük bölümü ihraç edilecek. Bölgeden 60 kişilik ek istihdam sağlanacak.
“Mazıdağı tesisimizde, Türkiye’de olmayan ve teknolojide çok yoğun olarak kullanılan kobaltı, bakır süreçlerimizin artık ürünü olan piritten geri kazanıyoruz.”
Pelet demir üretimi için 200 milyon dolar
Tesiste geri kazanılan metallerden demir için de yatırım planlanıyor. Piritten elde edilen yıllık 350.000 ton demir konsantresi bir adım daha işlenerek %95 saflıkta pelet demire dönüştürülecek. 150 bin metrekare alanda kurulacak tesisin 3 yılda tamamlanması ve üretimin tamamının iç piyasaya verilmesi öngörülüyor.
“Piritten geri kazandığımız yıllık 350.000 tonluk demir konsantresini bir adım daha işleyerek yüzde 95 saflıkta pelet demir haline getireceğiz.”
Her iki yatırımla birlikte Mazıdağı’ndaki istihdamın 1.690’dan 1.900’e yükselmesi bekleniyor.
Döngüsel ekonomi ve katma değer odaklı üretim
Eti Bakır, döngüsel ekonomi yaklaşımıyla süreç yan ürünlerini uç ürünlere çevirerek katma değeri Türkiye’de tutmayı ve cari açığın kapanmasına katkı sağlamayı hedefliyor.
“Mazıdağı tesisimizi yalnızca bir üretim merkezi olarak değil, döngüsel ekonominin güçlü bir örneği olarak da konumlandırmaya devam ediyoruz.”



