IWPROBONO Uluslararası Çalıştayı İstanbul’da
Yeditepe Üniversitesi ve Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi eş organizasyonunda düzenlenen IWPROBONO Uluslararası Çalıştayı, 5-8 Ekim tarihlerinde Yeditepe Üniversitesi’nde gerçekleşti. Avrupa Birliği destekli COST CA21128 PROBONO Aksiyonu kapsamında yapılan etkinlik, 23 ülkeden 85 araştırmacıyı İstanbul’da buluşturdu.
Çalıştayda proton-bor füzyonunun temiz ve sürdürülebilir enerji üretimindeki ve medikal uygulamalardaki rolü ele alındı. Türkiye’nin dünya bor rezervlerinin yaklaşık yüzde 70’ine sahip olması, proton-bor füzyonunu ülkemiz açısından stratejik bir alan haline getiriyor.
Proton-bor füzyonunda öne çıkan başlıklar
Proton-bor füzyonu; yüksek enerji potansiyeli, nötron üretmemesi ve düşük radyoaktivite potansiyeliyle dikkat çekiyor. Füzyon sonucu ortaya çıkan alfa parçacıklarının doğrudan elektrik üretiminde ve başta kanser olmak üzere çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanımına yönelik araştırmalar sürüyor.
“Temiz ve Sürdürülebilir Enerji Potansiyeli Var”
Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi ve aynı zamanda Bor Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Bülent Büyük, proton-bor füzyonunun son yıllarda lazer ve manyetik teknolojilerdeki gelişmelerle birlikte deneysel olarak daha fazla araştırıldığını söyledi. Füzyonun yoğun enerji üretme potansiyeline dikkat çeken Büyük, proton-bor reaksiyonunun nötron açığa çıkarmaması nedeniyle radyoaktivite açısından da önemli avantaj sunduğunu belirtti. Reaksiyon sonucunda ortaya çıkan alfa parçacıklarının yüklü olması sayesinde doğrudan elektrik üretiminin mümkün olabileceğini ifade etti.
“Dünya temiz, yoğun ve sürdürülebilir enerji üretimine odaklanmış durumda. Proton-bor füzyonu bu açıdan önemli avantajlara sahip”
Prof. Dr. Bülent Büyük — Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi ve aynı zamanda Bor Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü
“Türkiye Stratejik Yakıt Sağlayıcısı Olabilir”
Türkiye’nin bor rezervlerinin proton-bor füzyonunda önemli bir avantaj sağladığını vurgulayan Prof. Dr. Bülent Büyük, bu alandaki çalışmaların yüksek maliyetli altyapı ve tesis yatırımları gerektirdiğini belirterek özel sektör, üniversiteler ve kamu kurumları arasında ortak bir stratejinin önemine dikkat çekti.
“Reaksiyonun ana kaynaklarından biri bor-11 izotopu. Dünyada yüzde 70 bor rezervine sahip olan ülkemiz için bu ciddi bir önem taşıyor. Sürdürülebilir enerji üretimi mümkün hale geldiğinde ve mevcut teknik zorluklar aşıldığında Türkiye, dünyadaki en önemli stratejik yakıt sağlayıcı ülkelerden biri olabilir”
Prof. Dr. Bülent Büyük — Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi ve aynı zamanda Bor Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü
“Sağlık Alanında Da Potansiyeli Var”
Proton-bor füzyonunun yalnızca enerji üretimiyle sınırlı olmadığını belirten Prof. Dr. Bülent Büyük, reaksiyon sonucu ortaya çıkan alfa parçacıklarının tıbbi uygulamalarda kullanılabileceğini ifade etti.
“Proton-bor füzyonundan ortaya çıkan alfa parçacıklarının başta kanser olmak üzere çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanımına yönelik ciddi bir potansiyel bulunuyor”
Prof. Dr. Bülent Büyük — Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi ve aynı zamanda Bor Teknolojileri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü
“Enerji krizlerinin yaşandığı dönemde önemli”
Yeditepe Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İpek Karaaslan, Türkiye’nin bor kaynakları nedeniyle bu alandaki gelişmelerin dışında kalmaması gerektiğini vurguladı. Proton-bor füzyonunun henüz deneysel aşamada olduğunu belirterek, Türkiye’nin özellikle proton ve bor içeren malzemelerin geliştirilmesi ile sağlık uygulamalarında önemli bir rol üstlenebileceğini ifade etti.
“Ülkemizin bir bor ülkesi olduğunu düşünürsek bu çalışmaların içinde yer almamak büyük bir kayıp olur”
Prof. Dr. İpek Karaaslan — Yeditepe Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi
“Çalışmalarımız Devam Etmektedir”
Çin merkezli ENN Grup çalışanı Dr. Bing Liu, şirket olarak 2035 yılı itibarıyla ticari prototip ölçeğine geçmeyi hedeflediklerini belirterek, reaktör boyutlarının birkaç metre ölçeğinde olabileceğini ve normal bir mahalle içinde güvenli şekilde temiz enerji üretimi sağlayabileceklerini ifade etti.
“Bu aşamada yaklaşık birkaç metre ebatlarında olan reaktörün, bir normal mahalle içerisinde rahat ve güvenli bir şekilde temiz enerji üretimini sağlayabileceğini düşünüyoruz. Bu noktada gerekli çalışmalarımız devam etmektedir”
Çin merkezli ENN Grup çalışanı Dr. Bing Liu



