Allianz Commercial’ın her yıl gerçekleştirdiği Allianz Risk Barometresi’nin 15’inci edisyonu yayımlandı. 97 ülke ve bölgeden, 23 sektörden 3.338 risk yönetimi uzmanının katıldığı araştırmaya göre, 2026’da küresel ölçekte en büyük risk yine siber olaylar oldu; yapay zekâ ise rekor bir yükselişle ikinci sıraya çıktı. Türkiye’de ise listenin başında makroekonomik gelişmeler yer aldı.
Küresel sıralama: Siber olaylar 5. kez 1 numara
Siber olaylar, özellikle fidye yazılımları, her ölçekte şirket için üst üste beşinci kez 1 numaralı risk olarak öne çıktı. Yapay zekâ 10. sıradan 2. sıraya yükselerek neredeyse tüm sektörler için yükselen bir risk olarak algılandı. Katılımcıların yaklaşık yarısı, yapay zekânın sektörleri için riskten çok fayda sağladığını belirtirken, her beş katılımcıdan biri bunun tersini düşünüyor.
İş kesintisi bu yıl ilk kez en büyük iki risk arasından çıkarak 3. sıraya geriledi. Doğal afetler 5., iklim değişikliği 6., siyasi riskler ve şiddet ise küresel ölçekte şimdiye kadarki en yüksek konumuna yükselerek 7. sırada yer aldı.
Türkiye’de tablo: Makroekonomik gelişmeler ilk sırada
Türkiye’de risk sıralaması geçen yıla kıyasla belirgin şekilde değişti. Makroekonomik gelişmeler %50 oyla ilk sıraya yerleşirken, geçen yıl 7. sırada bulunan siber olaylar bu yıl %46 ile ikinci oldu. Siyasi riskler ve şiddet 3., geçtiğimiz yılın lideri doğal afetler ise 4. sırada yer aldı.
Bu yıl listeye dört yeni risk faktörü girdi. Küreselde 2. sıraya çıkan yapay zekâ, Türkiye’de ilk kez listeye girerek %15 oyla 7. sırada yer aldı. Yetenek ve işgücü sorunları, itibar veya marka değerinin kaybı ve pazar gelişmeleri de yeni girişler arasında öne çıktı.
Allianz Türkiye’den değerlendirme
Allianz Türkiye CEO’su Tolga Gürkan, rapora ilişkin şu değerlendirmeyi paylaştı:
Ülkemizde de her sektör ve ölçekten şirketler yapay zekâyı sadece bir stratejik fırsat olarak değil, aynı zamanda karmaşık bir operasyonel, yasal ve itibar riski kaynağı olarak da görmeye başladı. 2026’da şirketler bir yandan yapay zekâyı sistemlerine entegre etmeye çalışırken, diğer yandan giderek artan oranda sistem güvenilirliği ve veri kalitesi sorunları, entegrasyon zorlukları ve nitelikli yetenek eksikliği ile karşı karşıya kalmak durumunda kalacak. Bu yıl ilk kez yetenek ve işgücü sorunlarının Türkiye’de yeni bir risk faktörü olarak ilk 10’a girmesi, dijital beceri açığının kritik rolüne dair dünyada olduğu gibi ülkemizde de farkındalığın arttığını gösteriyor.
Ülkemizde de dünyada olduğu gibi doğal afetler, geçtiğimiz yıla göre birkaç sıra geriye düşse de ilk 10 risk arasında yerini koruyor. Bununla birlikte, doğal afetlerden kaynaklanan sigortalı kayıplar, art arda altı yıldır 100 milyar dolara ulaştı. Riskler daha karmaşık ve birbirine bağlı hale geldikçe, entegre dayanıklılık stratejileri geliştirmenin ve risk yönetiminin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Şirketlerin artık riskleri yönetmek için ileriye dönük yaklaşımlara sahip olmaları gerekiyor. Yapay zekâ da bir fırsata dönüştürülerek değişen risk ortamına uyum sağlamada önemli bir enstrüman olarak kurumlara yardımcı olabilir.
İlk 10 risk sıralaması
Dünyada ilk 10
1) Siber olaylar — %42
2) Yapay zekâ — %32
3) İş kesintisi — %29
4) Mevzuat ve yönetmeliklerdeki değişiklikler — %26
5) Doğal afetler — %21
6) İklim değişikliği — %19
7) Siyasi riskler ve şiddet — %15
8) Makroekonomik gelişmeler — %14
9) Yangın ve patlama — %13
10) Pazar gelişmeleri — %13
Türkiye’de ilk 10
1) Makroekonomik gelişmeler — %50
2) Siber olaylar — %46
3) Siyasi riskler ve şiddet — %35
4) Doğal afetler — %27
5) Mevzuat ve yönetmeliklerdeki değişiklikler — %19
5) İklim değişikliği — %19
7) Yapay zekâ — %15
7) Yetenek ve işgücü sorunları — %15
9) İtibar veya marka değerinin kaybı — %8
9) Pazar gelişmeleri — %8
Not: Oranlar, katılımcıların ülkelerinde en fazla üç risk seçebilmesi nedeniyle toplamda %100’ü aşmayabilir veya %100’e ulaşmayabilir.

