Beko, 6 Şubat depremlerinin ardından bölgedeki perakende yapısını ve günlük yaşamı yeniden güçlendirme hedefiyle Hatay’da Antakya ve Kırıkhan başta olmak üzere 7 yeni mağaza açtı. Yeni noktalar, konteyner mağazalardan kalıcı satış alanlarına geçişi hızlandırarak yerel ticaretin canlanmasına destek veriyor.
Uzun vadeli sorumluluk yaklaşımı
Arçelik Türkiye Genel Müdürü Can Dinçer, Hatay’da yürütülen çalışmaların ekonomik ve sosyal dayanıklılığı artıran bir dönüşüm anlayışıyla ele alındığını vurguladı. Şirket; Umut Kentler’deki sosyal destek projeleri, müşteri iletişim merkezleriyle istihdama katkı ve yerel ekosistemin sürdürülebilir biçimde yeniden canlanmasına yönelik girişimlerini sürdürüyor.
Yeniden açılan mağazalar, istihdamın sürekliliğine katkı sağlayan, perakendeciliğin yeniden canlanmasına destek olan ve bölge halkının günlük yaşamına kesintisiz hizmet sunan yapılar olarak konumlanıyor.
Bayiler için kalıcı ve modern satış noktaları
Beko Satış Kıdemli Direktörü Burak Bilgisel, deprem sonrası geçici çözümlerle süren faaliyetlerin kalıcı ve modern mağazalara taşındığını, teşhir ve perakende destekleriyle bayilerin rekabet gücünün korunduğunu belirtti. Bölgeye özel fiyat uygulamalarıyla tüketicilerin yanında olunacağı ifade edildi.
Mağazaları yıkılan veya hasar gören bayilerin satış noktaları, kullanıma hazır şekilde yeniden hayata geçirildi; Hatay genelinde 20’den fazla noktada tüketicilerle buluşuluyor.
Hatay’da yaygın mağaza ağı
Beko, bugün itibarıyla Hatay’ın 11 ilçesinde 20’den fazla mağaza ile hizmet veriyor. Önümüzdeki dönemde yeni bayilik açılışları ile ildeki erişilebilirliğin artması ve mevcut mağazalarda yenileme–modernizasyon çalışmalarıyla perakende altyapısının daha da güçlenmesi hedefleniyor.
“Kadının İşi, Gücü” projesiyle kapsayıcı büyüme
Beko’nun kadın girişimciliğini destekleyen “Kadının İşi, Gücü” projesi, Hatay’daki yeniden yapılanma sürecinde de etkisini sürdürüyor. Açılan yeni mağazalar arasında, Antakya ve Samandağ’dan toplam 4 kadın girişimci bayi yer alıyor. Bu adım, bölgedeki ticari sürekliliğe ve kapsayıcı–sürdürülebilir yerel yapının oluşmasına katkı sunuyor.



