Binance Research’in yeni raporu, Z kuşağının Ocak–Temmuz 2026 döneminde geleneksel finansla bağlantılı ürünlerde yaklaşık 80 milyar dolar işlem hacmi ürettiğini ve yeni katılan kullanıcılar içindeki payının Ocak 2026’da yüzde 41’den Temmuz 2026’da yüzde 47’ye yükseldiğini ortaya koyuyor.
Z kuşağı, 2026’nın ilk yedi ayında yaklaşık 80 milyar dolarlık işlem hacmi oluşturdu.
Büyüyen pay, daha seyrek işlem
Rapor, genç yatırımcıların yaygın inanışın aksine yüksek riskli ve spekülatif işlemlere daha fazla yönelmediğini gösteriyor. “Yeni nesil yatırımcılar” günde ortalama 2,6 işlem gerçekleştirirken genel kullanıcı kitlesinde bu ortalama 3,0. Ayrıca Z kuşağının kaldıraçlı ETF işlem hacmindeki payı yüzde 5,9 ile kuşaklar arasında en düşük seviyede.
Ürün dağılımı ve kullanıcı profili
Z kuşağı, doğrudan hisse senedi ve tokenize hisse senedi kullanıcılarının yüzde 44’ünü, geleneksel finans varlıklarına dayalı sürekli vadeli işlem ürünlerinde ise kullanıcıların yüzde 45’ini oluşturuyor. Üç ürün grubunu da kullanan yatırımcılar arasında Z kuşağının payı yüzde 48.
Finans eğitimi ve erken başlangıç
İncelenen Z kuşağı yatırımcılarının yüzde 77’si, yatırıma başlamadan önce örgün veya yapılandırılmış bir finans eğitimi aldığını belirtiyor. Üniversite yıllarında veya erken yetişkinlik döneminde yatırıma başlayanların oranı Z kuşağında yüzde 30 iken, Y kuşağında bu oran yüzde 15’te kalıyor.
İlk tercihler: yapay zekâ ve teknoloji
Genç yatırımcıların ilk işlemlerinde daha yerleşik küresel varlıklara yöneldiği görülüyor. NVIDIA, Micron, Tesla, Apple hisseleri ile Nasdaq-100 ETF’i ilk tercihler arasında öne çıkıyor. Bu seçimler, yapay zekâ, yarı iletkenler ve küresel teknoloji temalarına uzun vadeli ilgiye işaret ediyor.
Küresel erişim gelişmekte olan ülkelerden büyüyor
Geleneksel finans bağlantılı ürün kullanıcılarının kuşaklar genelinde yüzde 90’dan fazlası gelişmekte olan piyasalarda bulunurken, Z kuşağında bu oran yüzde 95. Ayrıca genç, gelişmekte olan bir piyasada yaşayan, 2.000 doların altında hisse senedi varlığı bulunan ve ABD hisse senedi piyasalarına ilk kez erişen belirgin bir kullanıcı profili dikkat çekiyor; doğrudan hisse senedi ürünü kullanıcılarının yüzde 13’ü bu özellikleri taşıyor. Bulgular, küresel piyasalara erişimin gelişmekte olan ekonomilerdeki genç yatırımcılar aracılığıyla hızla genişlediğini gösteriyor.




