Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK), 1–7 Mart Deprem Haftası kapsamında Türk Reasürans yerleşkesinde düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’nin deprem riskine karşı finansal hazırlığı ile mühendislik temelli risk azaltım yaklaşımını paylaştı. Toplantıda deprem riskinin yalnızca fiziksel yıkım değil, aynı zamanda ekonomik sistemler için bir dayanıklılık testi olduğunun altı çizildi.
Finansal hazırlık ve operasyonel kapasite
DASK, çeyrek asrı geride bırakan kurumsal hafıza ve saha tecrübesiyle kriz anlarında hızlı hareket etme kapasitesini vurguladı. 6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinin ardından yaklaşık 630 bin hasar ihbarı alındığı, ilk 24 saat içinde ödemelere başlandığı hatırlatıldı. Türkiye genelinde yaklaşık 12 milyon zorunlu deprem sigortası poliçesi bulunduğu, sigortalılık oranındaki artışın afet sonrası toparlanma hızını doğrudan etkilediği ifade edildi.
“Görevimiz yalnızca hasar anında ödeme yapmak değil; risk gerçekleşmeden önce hazırlıklı olmaktır. Bu nedenle sigortalılık bilincinin sürekliliği ve poliçelerin kesintisiz yenilenmesi büyük önem taşımaktadır.”
Yerli reasürans kapasitesi: stratejik gereklilik
Türk Reasürans, 6 Şubat sürecinde yaklaşık 1,6 milyar dolar tazminat ödemesi gerçekleştirildiğini; DASK’ın 25 yıllık tarihinde toplam ödemenin yaklaşık 2 milyar dolar seviyesinde olduğunu paylaştı. Küresel ölçekte artan afet maliyetleri ve daralan reasürans kapasitesi nedeniyle yerli kapasitenin ekonomik istikrar açısından kritik rolüne dikkat çekildi.
“Yerli reasürans kapasitesi bir tercih değil, stratejik bir gerekliliktir.”
Depreme dayanıklı tasarımda bölgesel buluşma
Bu yıl dokuzuncusu düzenlenen DASK Depreme Dayanıklı Bina Tasarımı Yarışması, ulusal sınırları aşarak bölgesel bir paylaşıma evriliyor. 30 üniversiteden 38 başvuru yapılan süreçte, Kosova, Azerbaycan, Yunanistan ve Romanya’dan 4; Türkiye’den 21 olmak üzere toplam 25 üniversite büyük finale kaldı. Finale kalan ekipler kamuoyuna yarışmanın resmi kanalları üzerinden duyuruldu.
“Depremi önleyemeyiz. Ancak bilimsel veri, doğru tasarım ve performans esaslı mühendislik yaklaşımıyla kayıpları ciddi ölçüde azaltabiliriz. Deprem güvenliği şantiyede değil, tasarım masasında başlar.”
Final organizasyonu 13–14–15 Mayıs 2026 tarihlerinde İstanbul’da Osmanlı Arşivlerinde gerçekleştirilecek. Takımların ölçekli bina modelleri sarsma masasında test edilerek performans kriterlerine göre değerlendirilecek.
Görseller



