Erdemir, SteelOrbis iş birliğiyle İstanbul’da başlattığı “Piyasa Sohbetleri” buluşmalarını Bursa’da sürdürerek sektör temsilcileri ve iş ortaklarıyla bir araya geldi. Jeopolitik gelişmelerin ve küresel belirsizliklerin arttığı dönemde çelik sektörünün genel görünümü, yapısal sorunları ve geleceğe dönük stratejik öncelikler masaya yatırıldı.
Öne çıkan başlıklar
Jeopolitik riskler ve tedarik güvenliği: Küresel ölçekte artan riskler, ticaret akışlarındaki kırılmalar ve tedarik zinciri bozulmaları sektör üzerinde çok yönlü baskı oluşturuyor. Bu çerçevede ham madde ve enerji güvenliği stratejik önem kazandı.
Yerli üretim ve dayanıklılık: Türkiye’nin çelik hammaddelerinde ithalata bağımlı yapısı risk oluşturuyor. Güçlü ve yerli üretim altyapısının sanayi ekosistemi için stratejik güvence olduğu vurgulanırken, maden yatırımlarıyla tedarik güvenliğini artırma ve yerlilik oranını yükseltme hedefi öne çıktı.
Rekabet ve ticaret politikaları: Küresel kapasite fazlası ile zayıf talep dengesizliği sektörde baskı yaratıyor. Agresif ihracat politikalarının rekabet dengesini bozduğu, iç piyasa ve ihracat pazarları üzerinde etkiler doğurduğu değerlendirildi. Türkiye’de uygulanan ticaret politikası önlemlerinin yerli üretimi güçlendirme ve piyasa dengesini koruma açısından kazanımlar sağladığı ifade edildi.
Otomotivde dönüşüm ve net sıfır vizyonu
Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla otomotivin çelik beklentileri yeniden şekilleniyor. Erdemir, daha hafif, yüksek mukavemetli ve ileri kalite çelikler geliştirirken 2050 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda yatırımlarını sürdürüyor. Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) kapsamında hazırlıklar titizlikle yürütülüyor ve müşterilerin uyum süreçleri aktif biçimde destekleniyor. Coğrafi yakınlık, üretim esnekliği ve hızlı yanıt kabiliyetiyle Erdemir, otomotivde güvenilir iş ortağı konumunu pekiştiriyor.
2026 görünümü: talep ve rekabet dinamikleri
Son jeopolitik gelişmeler ışığında savunma sanayii üretiminde ivmelenme ve yenilenebilir enerji projelerinde talep artışı bekleniyor. Türkiye’nin güçlü tüketim potansiyeli fırsatları canlı tutarken, Erdemir ve İsdemir’in MÜGEM ve MİLGEM gibi kritik savunma projelerinde ana tedarikçi olarak üstlendiği rol stratejik önem taşıyor.
Türkiye çelik sektörü, Rusya ve Çin gibi kendi hammaddelerine sahip ülkelerle rekabet ediyor. Artan dolar bazlı maliyetlere rağmen aynı pazarlarda rekabetin sürdürülebilmesi için üretim verimliliğinin artırılması ve maliyet yönetiminin optimize edilmesi kritik görülüyor. İthalat kaynaklı rekabet sorunlarının çözümü ise uzun vadeli sürdürülebilirlik ve piyasa dengeleri açısından hayati önem taşıyor.
Erdemir, sektörel diyaloğu güçlendiren buluşmalarla paydaşlarıyla birlikte Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesine katkı sunmayı sürdürmeyi hedefliyor.



