EY’nin yayımladığı Küresel Halka Arz Trendleri 2025 raporu, makroekonomik ve jeopolitik zorlukların ardından küresel halka arz piyasasında istikrarın güçlendiğini ortaya koyuyor. Rapora göre 2025 yılında dünya genelinde toplam 1293 IPO gerçekleşti ve 171,8 milyar dolar gelir elde edildi. 2024’e kıyasla işlem sayısı benzer seviyelerde kalırken, gelirlerde %39’luk kayda değer bir artış görüldü. Bu tablo, yatırımcı güveninin yeniden tesis edildiğine ve daha yüksek değerlemeli, kaliteli arzlara yönelişe işaret ediyor.
Küresel görünüm: Yatırımcı güveni geri dönüyor
2025’te küresel hisse senedi piyasaları dayanıklılık sergiledi. ABD’de büyük ölçekli teknoloji ve yapay zekâ (YZ) şirketleri gelirlerde başı çekti. S&P 500 ve Nasdaq, güçlü kârlar ve nakit akışları ile enflasyondaki olumlu seyrin desteğini aldı. Dönemsel oynaklık; faiz beklentilerindeki değişimler, jeopolitik gerilimler, ticaret ve gümrük riskleri ile YZ değerlemelerine dair tartışmalarla tetiklendi. Yatırımcılar bu ortamda güçlü bilançolara ve sürdürülebilir nakit akışlarına sahip, belirsizlik dönemlerinde yön bulma kabiliyeti kanıtlanmış şirketlere yöneldi.
Bölgesel performans: EMEIA işlem sayısında lider
Türkiye’nin de içinde bulunduğu EMEIA (Avrupa, Ortadoğu, Hindistan ve Afrika) bölgesi, küresel IPO aktivitelerinde işlem sayısının %42’sini oluşturarak lider konuma yerleşti. Bölge, 2024’e kıyasla gelirlerde düşüş yaşasa da işlem sayısında Amerika kıtası ile Asya-Pasifik’in önünde yer aldı. Avrupa’da işlem sayısı 131’den 105’e gerileyerek %20 azaldı; getiriler %10 düşüşle 17,3 milyar dolara indi. MENA’da Suudi Arabistan hem işlem sayısı hem getirilerde liderliğini korudu. Ülke bazında işlem sayısında Hindistan ilk sıraya yükselirken, onu ABD ve Çin izledi; gelirlerde ise ABD lider, ardından Çin ve Hindistan geldi.
Sektörler: Sanayi ve TMT öne çıktı
Küresel ölçekte 2025’te sanayi (endüstriyel) sektörü IPO gelirlerinde %22, teknoloji-medya-telekomünikasyon (TMT) ise %21 pay aldı. ABD’de TMT gelirlerin neredeyse %40’ını toplarken bunun büyük kısmı YZ altyapısını destekleyen şirketlerden geldi. Avrupa’da sanayi, finansal hizmetler, gayrimenkul-konaklama ve tüketici başlıklarında daha dengeli bir dağılım görüldü. Asya-Pasifik’te robotik, mobilite ve endüstriyel alanlarda YZ sistemleri geliştiren büyük işlemler öne çıktı.
Yapay zekâ etkisi ve değerleme tartışması
YZ’nin dönüştürücü etkisi belirgin olsa da mevcut değerlemeler “balon” tartışmalarını gündemde tutuyor. ABD’de büyük teknoloji şirketleri 2025’te S&P 500’ün kazançlarının yaklaşık yarısını oluşturdu; birkaç mega ölçekli YZ şirketi endeks artışının üçte birini sürükledi. Bu yoğunlaşma YZ’nin potansiyelini gösterirken piyasa hassasiyetini de artırıyor; az sayıda şirketin değerlemesindeki küçük değişimler bile geniş varlık sınıflarını etkileyebiliyor.
2026’ya bakış: Temkinli iyimserlik ve NAVI dinamikleri
Önümüzdeki dönemde küresel IPO piyasalarında temkinli bir iyimserlik hâkim. Daha öngörülebilir para politikaları, genişleyen yatırımcı talebi ve iyileşen makro göstergeler bu görünümü destekleyebilir. YZ ve teknoloji yatırımlarındaki ivmenin sürmesi; ölçeklenebilir iş modellerine, güçlü temellere ve ticarileşme yol haritaları net olan şirketlere sermaye akışını artırabilir. Şirketlerin NAVI (daha hızlı, oynak ve birbirine bağlı) piyasa dinamiklerinde değerleme disiplini, altyapı yatırımları ve piyasa absorpsiyon kapasitesi gibi zorlukları yönetmesi gerekecek. IPO adaylarının yönetişimi güçlendirme, finansal raporlamayı iyileştirme, iç kontrolleri sağlamlaştırma ve stratejik netliği artırma konusunda proaktif olması kritik.
EY Türkiye’nin yorumu
EY Türkiye Ülke Başkanı Metin Canoğulları’nın değerlendirmesi:
“2025, küresel halka arz piyasalarının uzun bir belirsizlik döneminin ardından yeniden denge bulduğu bir yıl oldu. ABD, Hindistan ve Çin halka arzlarda liderliklerini sürdürdü. Türkiye açısından baktığımızda ise, 2025 yılında toplam 18 halka arz gerçekleşti ve 45 milyar liralık gelir toplandı. 2024 yılında 30’dan fazla gerçekleşen halka arz sayısına göre 2025 yılında işlem sayısı ve gelirlerde gerileme görüldü. 2026’da ise küresel ölçekte temkinli bir iyimserlik hâkim. Güçlü iç talep, sağlam bankacılık sistemi ve dijitalleşme yatırımları sermaye piyasaları için önemli bir potansiyel oluşturuyor. Bu durum, önümüzdeki döneme dair umut verici sinyaller veriyor. Özellikle teknoloji, finansal hizmetler, enerji ve tüketici sektörlerinde halka arz ilgisinin artarak devam edeceğini öngörüyoruz. Türkiye’de de makroekonomik istikrarın güçlenmesi, enflasyonla mücadelede ilerleme ve yatırımcı güveninin artması hâlinde, halka arz piyasasının daha geniş bir ivme yakalaması mümkün. Hazırlığını erken yapan, hızlı değişimlere karşı çevik hareket eden, finansal raporlamasını güçlendiren, yönetişim standartlarını yükselten ve büyüme stratejisini netleştiren şirketler, bu yılın kazananları arasında yer alabilir.”
EY hakkında
EY (Ernst & Young), 150’den fazla ülkede danışmanlık, denetim, güvence, kurumsal finansman, strateji, teknoloji ve vergi alanlarında çözümler sunar. Profesyonel ekipleri ve teknoloji altyapısıyla şirketlerin büyümesine ve dönüşümüne destek olurken, finansal piyasalarda güvenin artmasına katkı sağlar. Şirketler, çalışanlar ve toplum için uzun vadeli değer yaratmayı hedefler.

