Türkiye finans ekosisteminin 2026 ajandasını şekillendiren Finansın Geleceği Zirvesi, ekonomik dönüşümün temel dinamiklerini aynı sahnede buluşturdu. Finans dünyasının önde gelen kurum ve uzmanlarını bir araya getiren Turkuvaz Medya’nın 5. Finansın Geleceği Zirvesi & 13. Para Sohbetleri Zirvesi, Türkiye ekonomisinin 2025 görünümüne ilişkin kapsamlı bir çerçeve sundu.

Katılım finans alanında reel varlık temelli modellerin güçlenen stratejik rolünden teknolojik dönüşümün ekonomi ve iş yapış biçimleri üzerindeki etkilerine; arsa piyasasında arz–talep dengesi, erişilebilirlik ve yatırım modellerinin yeniden şekillenmesinden kalkınma finansmanının sürdürülebilir büyüme için kritik önemine kadar pek çok başlık, sektör liderleri tarafından çok boyutlu biçimde değerlendirildi.

Konuşmacılar ortak olarak, yeni dönemde finans sektörünün hem teknolojik yeniliklere hem de reel ekonomiyi güçlendiren etik, kapsayıcı ve sürdürülebilir modellere daha güçlü şekilde odaklanması gerektiğini vurguladı. Özel oturumlarda bankacılık dışı finansın görünümü, sigorta sektörünün geleceği, sermaye piyasalarının bugünü ve yarını ile katılım bankacılığının Türkiye ve finans ekosistemi için değeri masaya yatırıldı.

Özel oturumlardan öne çıkanlar

Mehmet Ali Akben — Katılım Bankaları Birliği Başkanı

“2025 yılı, küresel para politikalarının gevşemeye başladığı, Türkiye’de ise güçlü bir dezenflasyon iradesinin sürdüğü bir dönemi temsil ediyor. Böyle bir ortamda katılım finans sektörü, risk paylaşımına dayalı yapısı ve reel varlık temelli modeli sayesinde ekonomimizin omurgasını güçlendiren en stratejik büyüme alanlarından biri haline geldi. Önümüzdeki süreçte etik finans ilkeleri, genç müşteri kitlesinin dinamizmi ve reel ekonomiye doğrudan etki eden ürünlerimizle Türkiye’nin sürdürülebilir büyüme mimarisine çok daha güçlü katkı vereceğimize inanıyorum.”

Emre Tezmen — Tera Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı

“İçinde yaşadığımız dönem, yapay zekadan kuantuma, biyoteknolojiden otonom sistemlere kadar birçok alanda Sanayi Devrimi ölçeğinde bir dönüşüm yaratıyor. Bu tektonik değişim, ekonomiden siyasete tüm üst yapıları yeniden tanımlarken, 20. yüzyılın teorileriyle bugünün dünyasını açıklamak artık mümkün değil. Türk iş dünyasının adaptasyon kabiliyetinin yüksekliği, üniversitelerdeki güçlü girişimcilik kültürü ve gençlerin teknolojiye olan tutkusu bana büyük bir umut veriyor. Önümüzdeki 10 yılda Türkiye’den çıkacak başarı hikâyelerinin uluslararası örnekleri geçeceğine inanıyorum.”

İbrahim Halil Öztop — Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Genel Müdürü

“Küresel ekonominin jeopolitik riskler, para politikalarındaki belirsizlikler ve hızla artan kamu borçlarıyla şekillendiği bir dönemde kalkınma finansmanının önemi hiç olmadığı kadar büyük. Enerji dönüşümü, dijital altyapı, sosyal kapsayıcılık ve afet sonrası yeniden yapılandırma artık yalnızca yatırım alanı değil, büyümenin zorunlu bileşenleri. Uzun vadeli fonlama kapasitemiz ve blended finance modellerimizle özel sektörün tek başına üstlenemeyeceği riskleri mümkün hâle getiriyoruz. Türkiye’nin bölgesel ve küresel yatırım potansiyelindeki pozitif ayrışma, kalkınma bankacılığının stratejik rolünü daha da güçlendiriyor.”

Bülent Öztürk — ArsaVev Yönetim Kurulu Başkanı

“Pandemi sonrası dönemde arsa, artık yalnızca profesyonellerin değil geniş halk kesimlerinin de erişebildiği bir yatırım alanına dönüştü ve bugün 15 milyar dolarlık bir pazarı temsil ediyor. Türkiye’de konuta erişimin zorlaştığı bir dönemde arsa, özellikle orta ve dar gelirlinin gelecekte konut sahibi olabilmesi için kritik bir basamak hâline gelmiş durumda. Regülasyonlarla şeffaflığın güçlenmesi ve finans sektörünün arsayı tam anlamıyla bir ürün olarak konumlandırmasıyla bu pazarın 30–35 milyar dolara ulaşması mümkün. Gayrimenkulü demokratikleştiren bu yaklaşım, küçük tasarrufların bile sisteme dahil olabildiği yeni bir yatırım kültürü oluşturuyor.”

Ali Emre Balcı — Finansal Kurumlar Birliği Başkanı

“Finansal Kurumlar Birliği olarak temsil ettiğimiz finansal kiralama, faktoring, finansman, tasarruf finansman ve varlık yönetim sektörlerinin 2025’in ilk dokuz ayında %88 büyümeyle 2 trilyon 550 milyar TL işlem hacmine ulaşması, banka dışı finansın Türkiye ekonomisindeki stratejik rolünü açıkça ortaya koyuyor. Üye sayımızın 133’e yükselmesi, aktif toplamlarımızın 1 trilyon 461 milyar TL’ye, öz kaynaklarımızın ise 294 milyar TL’ye ulaşması, sektörümüzün hem dayanıklılığını hem de kapsayıcılığını güçlendirdi. Bugün 6,5 milyonu aşan kullanıcıya dokunan bu yapı; dijitalleşme, veri odaklı modeller, hızlı erişim ve sürdürülebilir finansman anlayışıyla reel ekonominin her alanında büyümeye doğrudan katkı sunuyor.”

Uğur Gülen — Türkiye Sigorta Birliği Başkanı

“Sigorta sektörü, görünürde sahnenin arkasında olsa da ekonomi için hayati bir dayanıklılık mekanizmasıdır. Tasarrufların mobilizasyonundan girişimciliğin teşvikine, yoksulluğun azaltılmasından finansal istikrarın güçlendirilmesine uzanan dört temel alanda sigortanın benzersiz bir rolü var. Sigorta, diğer finansal ürünlerin aksine, bireyin üzerindeki riski topluma ve hatta küresel havuza yayarak hane halkının bir şok karşısında yoksulluğa geri düşmesini engelleyen tek finansal araçtır. Bugün büyük afetlerde yükün önemli kısmını kamu taşırken, sigorta sektörü bu sorumluluğu güçlü bir şekilde üstlenebilecek kapasiteye sahip. Bu nedenle sigorta, girişimciliği destekleyen, risk almayı mümkün kılan ve ekonominin sürdürülebilir büyümesini güvence altına alan stratejik bir unsur olarak konumlanmalıdır.”

Pamir Karagöz — Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) Başkanı

“Dijitalleşme, yapay zeka, blok zincir teknolojileri ve sürdürülebilirlik odaklı yeni küresel standartlar sermaye piyasalarını hızla yeniden şekillendirirken, bu dönüşüm Türkiye için önemli fırsatlar barındırıyor. Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği olarak 267 üyemizle, sermaye piyasalarımızın büyümesi, derinleşmesi ve küresel rekabet gücünü artıracak politikaların hayata geçmesi için çalışıyoruz. Pandemi sonrası dönemde yatırımcı profilinde büyük bir değişim yaşandı; yerli bireysel pay senedi yatırımcısı 2019’daki 1,2 milyondan 2023’te 8,5 milyona yükseldikten sonra 6,4 milyon seviyesinde dengelendi. Buna karşın yatırım fonlarına ilgi hızla artarak bireysel yatırımcı sayısını 5,4 milyona taşıdı; portföy yönetim sektörünün büyüklüğü ise 650 milyar TL’den 11 trilyon TL’yi aşan bir hacme ulaştı. Bu tablo, yatırımcıların değişen piyasa koşullarında profesyonel portföy yönetimini güvenilir bir alternatif olarak gördüğünü ve sermaye piyasalarımızın dönüşüm potansiyelinin güçlendiğini açıkça ortaya koyuyor.”

Sponsorlar

5. Finansın Geleceği Zirvesi & 13. Para Sohbetleri Zirvesi; Emlak Katılım, Fiba Faktoring, Halkbank, İstanbul Finans Merkezi, Takas İstanbul/Takasbank, Tera Holding/Tera Bank, Trendyol, Turkcell, Türk Altın/Koza, THY, Türk Telekom, Vakıf Yatırım ve Ziraat Bankası’nın ana sponsorluğunda; ArsaVev ve Kuzu Grup’un co-sponsorluğunda ve Artaş, Cengiz Holding, Corendon Airlines, Ekmas İnşaat, Finansal Kurumlar Birliği, Integral Yatırım, Koleksiyon Mobilya, Limak, PhillipCapital, Torkam, Zeren Group, Kuzey Marmara Otoyolu ve Rams’ın destek sponsorluğunda gerçekleşti.

Finansın Geleceği Zirvesi’nden bir kare
Finansın Geleceği Zirvesi – panel genel görünüm
Siyahtilki, iş dünyasının ilham kaynağı!
Cookie Cookie

Siyahtilki olarak, sitemizde deneyiminizi geliştirmek ve içerikleri ilgi alanlarınıza göre uyarlayabilmek için çerezleri kullanıyoruz. Tercihlerinizi dilediğiniz zaman “Çerez Ayarları” bölümünden güncelleyebilirsiniz. Çerezleri kabul etmek istemezseniz Reddet seçeneğini kullanabilirsiniz. Hangi verileri topladığımızı ve nasıl kullandığımızı öğrenebileceğiniz “Çerez Politikası” metnimize ulaşabilirsiniz.