Program Hakkında
Tekstil Sektöründe Su Yönetimi Programı, SKD Türkiye tarafından İTHİB stratejik ortaklığında, Beymen Group ve SANKO Holding sponsorluğunda başlatıldı. Programın açılışı, “Tekstil Sektöründe Su Yönetiminde Küresel Trendler ve Markaların Üreticilerden Beklentileri” başlıklı ilk webinarla yapıldı. Amaç; sektörde su tüketimini azaltmak, su verimliliğini artırmak ve döngüsel su kullanımını yaygınlaştırarak bütüncül bir su yönetimi yaklaşımı oluşturmak.
İlk Webinar: Küresel Trendler ve Beklentiler
Webinarda, tekstil sektöründe su yönetimine ilişkin küresel eğilimler, tedarik zincirindeki dönüşüm gereklilikleri, markaların üreticilerden beklentileri ve sürdürülebilir üretim perspektifleri çok paydaşlı bir yaklaşımla ele alındı. Açılış konuşmalarını SKD Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Ediz Günsel, İTHİB Yönetim Kurulu Üyesi ve Tekstil Sektörü Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Sultan Tepe, Beymen Group CEO’su Elif Çapçı ve SANKO Holding CSO’su Enise Ademoğlu Matbay yaptı. Konuk konuşmacı Prof. Dr. Mehmet Kitiş ise sektörde su yönetimine yönelik küresel trendler, risk alanları ve dönüşüm başlıklarına dair kapsamlı bir çerçeve paylaştı.
Açılış Konuşmalarından Öne Çıkanlar
Ediz Günsel, tekstil sektörünün üretim gücü ve ihracat kapasitesine dikkat çekerken, başarı ölçütlerinin artık kaynak yönetimiyle belirlendiğini vurguladı.
Tekstilde su yönetimi yalnızca çevresel bir sorumluluk değil, Türkiye’nin üretim gücünü, ihracat rekabetini ve küresel değer zincirlerindeki konumunu güçlendirecek stratejik bir dönüşüm alanı.
Sultan Tepe, sürdürülebilirlik dönüşümünün merkezinde su yönetiminin yer aldığını, suyun artık sektörel rekabet, tedarik zinciri dayanıklılığı ve marka itibarı açısından stratejik bir kaynak olduğunu ifade etti.
Geleceğin tekstili, suyu verimli kullanan tekstil olacaktır.
Elif Çapçı, Beymen Group’un sürdürülebilirliği “Beymen Promise” çatısı altında ele aldığını ve ekosistem genelinde dönüştürücü bir rol üstlendiğini belirtti.
Su yönetiminin artık yalnızca çevresel bir başlık olmadığını; üretimin sürekliliğini, tedarik zincirinin dayanıklılığını ve sektörün rekabet gücünü doğrudan etkileyen stratejik bir konu haline geldiğini
Enise Ademoğlu Matbay, iklim krizinin etkilerinin ekonomik ve operasyonel riskleri artırdığını, bu nedenle sürdürülebilirliğin iş dünyası için stratejik bir alan haline geldiğini vurguladı.
Aşırı hava olaylarının artması, su stresi ve kaynak baskısının derinleşmesi hem ülkemizde hem de küresel ölçekte ekonomik ve operasyonel riskleri artırıyor.
2026 Boyunca Devam Edecek Program Takvimi
Program, 2026 yılı boyunca eğitimler, çalıştaylar, teknik geziler ve webinarlarla sürecek. Takvimin öne çıkan başlıkları şöyle:
4 Haziran 2026 – Su verimliliği ve atık su geri kazanımı üzerine eğitim programı.
5 Haziran 2026 – Üretim süreçlerinde su tüketimini azaltma teknikleri ve küresel iyi uygulamalar odaklı ilk çalıştay.
30 Haziran 2026 – Finansman kaynakları ve yeşil krediler konulu ikinci webinar.
17 Eylül 2026 – Mevzuat ve atık su geri kazanımı odağında ikinci çalıştay.
18 Eylül 2026 – İleri atık arıtma ve geri kazanım uygulamalarına yönelik OSB teknik gezisi.
5 Ekim 2026 – Dijital izleme, raporlama ve uluslararası iyi uygulamalar konulu üçüncü webinar.
Beklenen Çıktılar ve Hedefler
Program çıktıları arasında; eğitim ve etkinliklerden elde edilecek sektörel içgörüler, firmaların uygulamaya aldığı iyi örnekler, politika yapıcılara yönelik öneriler ve sektörel su yönetimi yaklaşımına katkı sağlayacak veri ve içerikler bulunuyor. Artan su stresi, dönüşen regülasyonlar ve sürdürülebilir üretim beklentileri doğrultusunda, sektörde ortak aklın güçlendirilmesi ve paydaşlar arasında daha etkili iş birlikleri hedefleniyor.

