15 Mayıs 2026, İstanbul — CDP Türkiye, 16. İklim Değişikliği & Doğa Konferansı ve Ödül Töreni’nde “COP31’e Doğru: Raporlama İvmesini Küresel Rekabet Gücüne Dönüştürmek” temasıyla 2025 Türkiye sonuçlarını ve lider şirketleri açıkladı. Bulgular, Türkiye’nin çevresel raporlama ve performansta küresel ölçekte öne çıktığını gösteriyor.

Türkiye’den 5 şirket Triple A seviyesine ulaştı

CDP’nin küresel derecelendirme metodolojisine göre Türkiye’den 45 şirket en az bir Global A Listesi’ne girdi. Dünyada yalnızca 27 şirketin ulaşabildiği Triple A seviyesine Türkiye’den 5 şirket yükseldi; 17 şirket ise iki ayrı kategoride liderlik sergileyerek Double A statüsü elde etti.

Liderlik dağılımında, şirketlerin “Yönetim” ve “Liderlik” seviyelerinde yer alma oranları iklimde %82, ormansızlaşmada %70 ve su yönetiminde %87 seviyesine ulaştı. Bu tablo, Türkiye’yi CDP ekosisteminde öne çıkan pazarlardan biri yapıyor.

Finansal değer yaratımı: Lider şirketler belirgin şekilde ayrışıyor

Rapordaki karşılaştırmalı analizlere göre lider şirketler, çevresel girişimler kapsamında yaptıkları her 1 dolarlık yatırımın yaklaşık 4 dolar finansal değer yaratma potansiyeli olduğunu raporluyor. Daha düşük performans gösteren şirketlerde bu değer yaklaşık 0,07 dolar seviyesinde.

Risk yönetiminde de benzer bir ayrışma görülüyor: Liderlerde, maliyeti 1 dolar olan bir riski yönetmek için ~0,43 dolar yeterli olurken, daha düşük performans gösteren şirketlerde aynı risk için ~5,9 dolar harcama gerekiyor.

Raporlama olgun, uygulama açığı devam ediyor

Temel iklim raporlama göstergelerinde Türkiye’de şirketler olgun bir performans sergiliyor. Ancak taahhütlerin derinliği ve uygulamaya geçişte gelişim alanları dikkat çekiyor: Şirketlerin %70’i 1,5°C ile uyumlu bir geçiş planı açıklarken, yalnızca %33’ü fosil yakıtlardan çıkış taahhüdü veriyor. Net-sıfır hedeflerinin yaygınlığı %62 seviyesinde olsa da bunların sadece %12’si SBTi tarafından doğrulanmış durumda.

Dahili karbon fiyatlandırması giderek benimsense de karar süreçlerinin tamamını kapsayan zorunlu bir mekanizma haline gelmiş değil. Yenilenebilir enerji kullanımı artsa da toplam tüketimde yenilenemeyen kaynaklar hâlen baskın.

İklim entegrasyonu yüksek, doğa temaları geriden geliyor

İklim değişikliği için riskleri belirleme ve yönetmeye yönelik yaklaşımlar şirketlerin %100’ünde yerleşmiş durumda. Bu oran su yönetiminde %78’e, biyoçeşitlilikte %36’ya, plastiklerde %24’e ve ormansızlaşmada %11’e düşüyor. Değer zinciri etkileşimi iklimde %98 iken, plastiklerde %18, ormansızlaşmada %10.

Doğa temelli raporlamalarda farkındalıktan yapılandırılmış yönetime geçiş sürüyor. İklim ve su alanlarındaki olgunluk seviyesine yaklaşmak için veri altyapısının güçlendirilmesi, hedef belirleme yöntemlerinin geliştirilmesi ve doğa konularının stratejik karar alma süreçlerine daha derin entegrasyonu öneriliyor.

Zorunlu raporlama çerçeveleriyle yüksek uyum

Türkiye’de CDP kapsamında yapılan raporlamaların, zorunlu sürdürülebilirlik çerçeveleriyle uyumu artıyor: TSRS ile %83, ESRS ile %71. Şirketler için üç öncelikli gelişim alanı öne çıkıyor: Üretilen bilgiyi finansal sistemlerle ilişkilendirmek, karar alma süreçlerine entegre etmek ve geçiş planlarıyla bağlantılı hale getirmek.

COP31 öncesi güçlü referans

Enerji dönüşümü, su, doğa, döngüsel ekonomi, geçiş planlaması ve iklim finansmanı gibi başlıklar, COP31 eylem gündemiyle örtüşüyor. CDP verileri, şirketlerin uygulamaya ne ölçüde hazır olduğunu değerlendirmede somut ve güvenilir bir dayanak sunuyor.

Konferanstan öne çıkan açıklamalar

Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Cemal Onaran, bankanın tüm alanlarda Triple A notuna ulaşmasının kurum stratejisindeki sürdürülebilirlik yaklaşımının sonucu olduğunu vurguladı.

“Garanti BBVA’da sürdürülebilirlik, iş modelimizin ayrılmaz bir parçası. 2025 CDP değerlendirmesinde iklim değişikliği, su güvenliği ve ormansızlaşma alanlarının tamamında A notu alarak Triple A seviyesine ulaşmamız bu yaklaşımın bir sonucu. İklim, su ve doğa artık ekonomik dayanıklılığın belirleyicisi. Bu doğrultuda finansman gücümüzle dönüşümü desteklemeyi sürdürüyoruz.”

COP30 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Dan Ioschpe, çevresel raporlamanın iş dünyası için küresel standart haline geldiğini belirtti.

“25 yıl önce niş olan çevresel raporlama, bugün iş dünyası için küresel bir standart ve temel gereklilik haline gelmiş; veri, şeffaflık ve raporlama sürdürülebilir kalkınmayı ve etkili karar almayı mümkün kılmıştır. Bu yapı sayesinde, bugün CDP tarafından ödüllendirilen kuruluşlar yalnızca bir standardı karşılamıyor, aynı zamanda uygulamanın nasıl hayata geçtiğini gösteren öncüler olarak öne çıkıyor.”

Deloitte Global Sürdürülebilir Finans Lideri Hans-Juergen Walter, raporlamayı yalnızca mevzuata uyum değil, rekabet avantajı aracı olarak ele almak gerektiğini söyledi.

“Şirketler yalnızca mevzuata uyumla sınırlı kalmamalı. Raporlamayı bir zorunluluk olarak değil, rekabet avantajı yaratmanın bir aracı olarak görmeliler. Nitelikli çevresel raporlama; sermayeyi cezbeden, pazardaki konumu güçlendiren ve hızla dönüşen küresel ortamda gerçekten dayanıklı, geleceğe hazır iş modelleri inşa etmeyi mümkün kılan stratejik bir kaldıraçtır.”

CDP Politika ve Büyüme Direktörü Pietro Bertazzi, Türk şirketlerinin şeffaflığı somut aksiyona dönüştürme kapasitesine dikkat çekti.

“Yaklaşan COP31’in uygulama odağıyla birlikte, Türkiye’deki şirketlerin CDP aracılığıyla yaptığı raporlamalar, lider şirketlerin çevresel performans konusunda yüksek bir standart belirlerken aynı zamanda ticari kazanımlar da elde ettiğini gösteriyor. Hızla değişen küresel ekonomide geleceğe en güçlü şekilde hazırlanan şirketler; şeffaflığı somut aksiyona dönüştürebilen, çevresel verileri stratejik karar alma süreçlerine entegre eden ve dünyamız için olumlu büyümeyi yönlendiren şirketler olacak.”

CDP Türkiye Ülke Yöneticisi Mirhan Köroğlu Göğüş, çevresel yönetim yapılarının kurumsal temele oturduğunu ancak temalar arasında dengeli yaygınlaşmanın önemli bir hedef olduğunu ifade etti.

“Raporun sonuçlarına baktığımızda, Türkiye’de çevresel yönetim yapılarının güçlü bir kurumsal temele oturduğu açıkça görülmekte, fakat bu yapının tüm çevresel temalar ve şirketler genelinde henüz dengeli ve bütüncül bir şekilde yaygınlaşmadığı görülüyor. Önümüzdeki dönemde şirketlerin önceliği, mevcut raporlama altyapısını daha derin entegrasyon, daha geniş çevresel kapsama ve daha tutarlı uygulama çıktılarıyla güçlendirmek olmalı.”

Paneller ve ödüller

Konferans kapsamında Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu Türkiye Direktörü Ozan Duygulu moderatörlüğünde “2026 Triple A Liderler Paneli” düzenlendi. Panele Garanti BBVA Yönetim Kurulu Üyesi Mevhibe Canan Özsoy, Akbank CFO’su Türker Tunalı ve CarrefourSA CEO’su Kutay Kartalıoğlu katıldı. Panelde sürdürülebilir finansman, stratejik sürdürülebilirlik yönetimi ve gıda perakendesinde iklim kaynaklı riskler ele alındı.

Programın sonunda gerçekleştirilen CDP Türkiye 2026 Ödül Töreni’nde, CDP Global A listelerine giren 45 şirket ödüllerini aldı. Törende TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Dr. Fatih Kemal Ebiçlioğlu ve Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu Başkan Yardımcısı Murat Yünlü konuşma yaptı.

“Jeopolitik gelişmelerin yoğunlaştığı bu dönemde iklim krizinin bilimsel bir gerçek olduğunu göz ardı etmemek gerekiyor. Önümüzdeki COP31 sürecini Paris Anlaşması kapsamında gündeme getirilen başlıkların yeniden canlandırılması açısından kıymetli görüyoruz. Bu süreçte, iş dünyasının sürdürülebilirlik raporlamalarına güçlü biçimde eğilmesini ve odağına almasını kritik önemde görüyoruz. Bugün bu önemli gelişmelere tanıklık etmemizi sağlayan CDP Türkiye’ye ülkemizde sürdürülebilirlik raporlaması konusunda bilinçlendirme ve iş dünyasının dönüşümü alanında sağladığı katkılar için teşekkür ediyorum.”

“Sürdürülebilirlik raporlaması, finansal raporlama ile sürdürülebilirlik yönetimi disiplinlerinin entegrasyonu sonucunda ortaya çıkmıştır. Bu entegrasyonun temelinde, çevresel ve sosyal faktörlerin operasyonel riskler ve finansal fırsatlar üzerindeki belirleyici rolü yatmaktadır. Bu perspektifle hazırlanan raporlar, yatırımcıların sermaye tahsisi kararlarında kullandığı ‘önemlilik’ arz eden bilgilere odaklanmaktadır.”

Konferans kapsamında ayrıca “CDP Cities A List”e giren iki belediye de ödüllendirildi. Ödüllerini almak üzere törene, Ankara Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Serhat Taşkınsu ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Prof. Dr. Ayşen Erdinçler katıldı.

Raporun tamamı CDP Türkiye platformunda yayımlandı; COP31 öncesi şirketlerin uygulama kapasitesine ışık tutan kapsamlı bir çerçeve sunuyor.

Görseller

CDP Türkiye 2025 Konferansı ve Ödül Töreni
CDP Türkiye 2025 İklim ve Doğa Raporu duyurusu
Siyahtilki, iş dünyasının ilham kaynağı!
Cookie Cookie

Siyahtilki olarak, sitemizde deneyiminizi geliştirmek ve içerikleri ilgi alanlarınıza göre uyarlayabilmek için çerezleri kullanıyoruz. Tercihlerinizi dilediğiniz zaman “Çerez Ayarları” bölümünden güncelleyebilirsiniz. Çerezleri kabul etmek istemezseniz Reddet seçeneğini kullanabilirsiniz. Hangi verileri topladığımızı ve nasıl kullandığımızı öğrenebileceğiniz “Çerez Politikası” metnimize ulaşabilirsiniz.