COP31’e Giden Yol: İklim ve Gençlik Çalıştayı
İstanbul’da 21 Mayıs’ta düzenlenen “COP31’e Giden Yol: İklim ve Gençlik Çalıştayı”, 25 üniversiteden iklim elçisi 200 öğrenciyi; Sürdürülebilir Yaşam Okulu liderliğinde, Borusan Holding ana sponsorluğunda ve Marmara Üniversitesi Sürdürülebilirlik Koordinatörlüğü’nün ev sahipliğinde bir araya getirdi. Etkinlik, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile UNDP Türkiye temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşti.
Gençlerin karar verici rolü öne çıktı
“Dünyada ve Türkiye’de COP Süreçleri ve Etkileri” panelinde, gençlerin iklim politikalarındaki dönüştürücü etkisi vurgulandı. Bakanlık İklim Değişikliğine Uyum ve Yerel Politikalar Dairesi Başkanı Ömer Öztürk, gençlerin politika süreçlerine katkı sunan çözüm ortakları olduğunun altını çizdi.
Gençler artık yalnızca farkındalık oluşturan aktörler değil; teknoloji geliştiren, veri üreten ve doğrudan politika süreçlerine katkı sunan çözüm ortaklarıdır.
COP31’in Türkiye’de düzenlenmesinin, gençlerin küresel iklim diplomasisini yakından tanımasına ve uluslararası ağlarla bağ kurmasına fırsat sağlayacağı ifade edildi.
UNDP’den gençlik verileri ve çağrı
UNDP Türkiye İklim Değişikliği ve Çevre Portföy Yöneticisi Meral Mungan Arda, gençliğin iklim eyleminin merkezinde olması gerektiğini belirten verileri paylaştı.
Gençlerin yüzde 72’si iklim sorununa çözüm üretilebileceğine inanıyor.
UNDP’nin küresel Youth4Climate girişimi kapsamında, 59 ülkede gençlerin liderlik ettiği 150 projenin desteklendiği hatırlatıldı.
İş dünyasında iklim odaklı kurum kültürü
“İklim Odaklı Kurum Kültürü” oturumunda, sürdürülebilirliğin tüm iş süreçlerine entegre edilmesi gereğine dikkat çekildi. Borusan Holding Sürdürülebilirlik Birim Yöneticisi Semra Özgür, kurumların ve mesleklerin vizyonunun iklim odağıyla yeniden şekillendiğini vurguladı.
Sürdürülebilirlik artık kurumlarda tüm iş süreçleri ile birlikte ele alınıyor.
Akademiden öneriler: Döngüsellik, adil geçiş ve yapay zeka
Marmara Üniversitesi Sürdürülebilirlik Koordinatörü Prof. Dr. Esra Yüksel, çalıştayın gençlerin iklim politikalarının şekillendiricisi olmaya hazır olduğunu gösterdiğini belirtti. Döngüsel ekonominin dışa bağımlılığı azaltabileceği, sürdürülebilir kentlerin sosyal adalet ve erişilebilirlik temelinde ele alınması gerektiği, yapay zekânın iklim çözümlerine hizmet edecek şekilde kullanılmasının önemine dikkat çekildi. Uzun vadeli destek mekanizmaları ve adil geçiş yaklaşımının yanı sıra, kadınların ve yerel toplulukların sürece etkin katılımı kritik başlıklar arasında yer aldı.
Diyalog, uzlaşı, aksiyon vizyonu
Sürdürülebilir Yaşam Okulu Kurucusu Aslı Dede, COP31 Başkanlık vizyonunun “Diyalog, Uzlaşı, Aksiyon” olarak belirlendiğini anımsatarak, gençlerin sürecin başından itibaren etkin katılımının hedeflendiğini vurguladı.
Hedefimiz bu vizyonla gençlerin COP31’e etkin katılımını sağlamak, çözüm önerilerini ve beklentilerini çok paydaşlı bir diyalog ortamında görünür kılmak.
Sivil toplum ve çalışma grupları
UNDP Türkiye GEF-SGP Türkiye Koordinatörü Gökmen Argun, iklim mücadelesinde sivil toplumun rolüne dikkat çekerken; Disoder Yönetim Kurulu Üyesi Kübra Kalkandelen, sahadan etki yaratan örnekler paylaştı. Ardından 200 öğrenci, akademisyen ve koordinatörlerle birlikte “Kaynak Verimliliği ve Ekosistem”, “Kentsel Yaşam ve Kapsayıcılık”, “Teknoloji ve İnovasyon”, “Finansman ve Uyum” temalarında çalışma gruplarına ayrılarak görüş ve önerilerini geliştirdi.
Gençlerin fikirlerinden “İklim ve Gençlik Çalıştayı Raporu” hazırlanacak ve İklim Değişikliği Başkanlığı’na sunulacak. Tüm süreçlere Marmara Üniversitesi Yeşil Ekonomi ve Sürdürülebilirlik Kulübü (YESK) gönüllü destek verdi.



