Allianz Trade’in her yıl yayımladığı Otomotiv Sektörü Raporu, Türkiye’nin 2025’i 41,5 milyar dolar ile tarihi ihracat rekoru ve 1,37 milyon adetlik zirve satışla kapattığını ortaya koyuyor. Rapor, küresel güç dengelerinin Asya’ya, özellikle de Çin’e doğru hızla kaydığını vurguluyor.
Türkiye 2025’te rekor kırdı
Verilere göre Türkiye, dış talepteki oynaklığa karşın güçlü iç pazar ve tedarik zinciri esnekliğiyle yılı rekorlarla tamamladı. İhracatta 41,5 milyar dolar eşiği aşılırken toplam araç satışları yıllık bazda yüzde 10,5 artışla 1,37 milyon adede ulaştı.
Küresel denge Asya’ya kayıyor
Rapor, küresel otomotiv pazarında ağırlık merkezinin Asya’ya kaydığını net biçimde gösteriyor. Çin tek başına dünya otomobil satışlarının yüzde 37’sini gerçekleştirirken, Avrupa’nın payı yüzde 20’nin altına, Kuzey Amerika’nın payı ise yüzde 21’e geriledi. 2025’te küresel pazar yüzde 5 büyürken; Avrupa yatay seyir izledi, ABD yüzde 2 büyüdü, Çin ise yüzde 9 ile öne çıktı. Çin hariç Asya-Pasifik ve Japonya yaklaşık yüzde 3 büyüme kaydetti; Güney Amerika, Orta Doğu ve diğer gelişmekte olan ülkeler de büyümeye anlamlı katkı verdi.
Allianz Trade raporu, 2025’in yalnızca daha fazla aracın satıldığı bir yıl değil, aynı zamanda sektörün ağırlık merkezinin Asya’ya kaydığı belirgin bir dönüm noktası olduğunu vurguluyor.
“Made in Europe” tartışması ve Türkiye’ye etkileri
Rapor, Avrupa’nın yeni üretim çerçevesi “Made in Europe” kapsamındaki belirsizliklerin 2026 için Türkiye otomotiv sektörü açısından önemli bir risk başlığı olduğunu belirtiyor. Araçların söz konusu statüyü alabilmesi için aranan yüzde 70 AB katma değer eşiğinin yüksekliği, Türkiye’de üretilen araç ve parçaların bu kriterin dışında kalma riskini artırıyor.
Türkiye’nin AB menşei statüsünün kısmen dahi dışında kalması, tercihli ticaret avantajlarının zayıflamasına ve OEM yatırım iştahının azalmasına yol açabilir. Avrupa Birliği, Türkiye otomotiv ihracatının açık ara en büyük pazarı olmaya devam ediyor: 2025’te toplam otomotiv ihracatının 30,11 milyar dolar ile yüzde 72,5’i AB’ye yapıldı. Almanya ise 6,61 milyar dolar ve yüzde 36 yıllık artışla en büyük pazar konumunu korudu.
Türkiye’de Çinli üreticilerin artan varlığı, elektrikli araç ve batarya alanlarına yönelik destekleyici politikalar ve Çin’den ithal elektrikli araçlara uygulanan gümrük tarifeleriyle daha görünür hale geliyor. Bu tablo, Türkiye’nin Avrupa tedarik zincirindeki rolüne ilişkin tartışmaları da güçlendiriyor.
İç talep ve 2026 görünümü
Güçlü iç pazar, ihracat olanaklarının daralması halinde üretim hacmini absorbe edebilecek bir denge unsuru olarak öne çıkıyor. Bununla birlikte 2026’nın ilk yarısında, sıkı finansman koşullarına bağlı olarak iç pazarda yüzde 8,2’lik dönemsel bir dengelenme ve hacim kaybı yaşandığı aktarılıyor. Allianz Trade, otomotiv üreticileri ve tedarikçilerine sağladığı toplam risk desteğini döviz bazında yıllık yaklaşık yüzde 15 artırdığını belirtiyor.




