Tüpraş, 2050 yılında karbon nötr enerji şirketi olma hedefi kapsamında yeni nesil düşük karbonlu enerji teknolojilerini değerlendirmek üzere ABD Ticaret ve Kalkınma Ajansı (USTDA) ile iş birliği anlaşması imzaladı. Çalışma, özellikle küçük modüler reaktör (SMR) teknolojilerinin teknik, ekonomik ve potansiyel endüstriyel uygulamalarının mercek altına alınmasına odaklanacak.

Anlaşmanın kapsamı

Yaklaşık bir yıl sürmesi planlanan çalışma kapsamında farklı SMR teknolojileri incelenecek; teknik olgunluk seviyeleri, lisanslama durumları, emniyet ve güvenlik yaklaşımları, yakıt tedarik zinciri gereksinimleri, ekonomik performansları ve potansiyel endüstriyel kullanım alanları değerlendirilecek. Ayrıca kaynak verimliliği, atık yönetimi ve su kullanımı gibi çevresel sürdürülebilirlik kriterleri de ele alınacak. Çalışmanın sonunda incelenen teknoloji seçeneklerine ilişkin kapsamlı bir değerlendirme raporu hazırlanacak.

Enerji dönüşümünde bütünsel yaklaşım

Tüpraş, “Enerjimiz Geleceğe” yaklaşımı doğrultusunda Stratejik Dönüşüm Planı’nı uygulayarak, 2050’de karbon nötr bir enerji şirketine dönüşme hedefiyle sürdürülebilir rafinaj, sürdürülebilir havacılık yakıtları, sıfır karbonlu elektrik ve yeni nesil enerji teknolojileri alanlarında çalışmalarını bütüncül bir şekilde sürdürüyor.

SMR’lar neden gündemde?

Küçük modüler reaktör teknolojileri, kesintisiz ve düşük karbonlu enerji üretimi sağlayabilme potansiyelleri nedeniyle küresel ölçekte ilgi görüyor. Nükleer enerji teknolojileri, operasyon sırasında doğrudan karbon emisyonu oluşturmaması ve yaşam döngüsü boyunca düşük sera gazı emisyonlarına sahip olması nedeniyle düşük karbonlu enerji seçenekleri arasında değerlendiriliyor.

Olası kullanım alanları ve küresel gelişmeler

Geleneksel nükleer santrallere kıyasla daha küçük kapasiteye sahip olan ve modüler üretim yaklaşımından yararlanan SMR’ler; elektrik üretiminin yanı sıra sanayide ihtiyaç duyulan proses ısının sağlanması ve düşük karbonlu hidrojen üretimi gibi alanlarda da kullanım potansiyeli sunuyor. Dünyanın farklı bölgelerinde geliştirme, lisanslama ve ticarileşme çalışmaları devam eden bu teknolojiler, modüler üretim yaklaşımı, farklı kapasite seçenekleri ve gelişmiş emniyet özellikleriyle öne çıkıyor.

Türkiye hedefleriyle uyum

Türkiye’nin 2050 yılına kadar 5.000 MWe SMR kapasitesine ulaşma hedefi doğrultusunda yürütülen düzenleyici ve kurumsal çalışmalarla uyumlu olarak Tüpraş, bu alandaki küresel teknolojik gelişmeleri ve potansiyel endüstriyel uygulama alanlarını yakından takip ediyor. USTDA iş birliğiyle yürütülecek çalışma sonucunda hazırlanacak kapsamlı rapor; farklı teknoloji seçeneklerine ilişkin bilgi ve analizlerin ortaya konulmasına katkı sağlayacak ve Tüpraş’ın bu alandaki olası adımlarına yönelik karar süreçlerinde önemli bir girdi olarak değerlendirilecek.

Siyahtilki, iş dünyasının ilham kaynağı!