QNB Türkiye, 2026’da seküritizasyonu 700 milyon $’a çıkardı
Mayıs 2026 — QNB Türkiye, Japonya ve Avrupa merkezli bankalar ile uluslararası kalkınma kuruluşlarının katılımıyla, 10 yıla kadar uzanan vadelerde 320 milyon ABD doları tutarında yeni bir ihraca imza attı. Böylece Banka’nın 2026 yılı toplam seküritizasyon fonlama tutarı 700 milyon ABD dolarına yükseldi.
İşlemin kapsamı ve yapı
QNB Türkiye, bilanço güçlendirme, fonlama yapısını çeşitlendirme ve uluslararası piyasalardan uzun vadeli, uygun maliyetli kaynak sağlama stratejisi doğrultusunda; havale akımları ve ihracat alacaklarına dayalı seküritizasyon programı (Diversified Payment Rights – DPR) kapsamında 320 milyon ABD doları tutarında yeni finansman sağladı. İşlemler farklı vadelerde (10 yıla kadar) yapılandırıldı.
Uluslararası yatırımcı ilgisi
Japonya ve Avrupa merkezli bankaların yanı sıra uluslararası kalkınma kuruluşlarından da yoğun ilgi gören işlem, QNB Türkiye’nin uluslararası piyasalardaki güçlü konumunu ve sürdürülebilir finansman yaklaşımına duyulan güveni pekiştirdi. Dış kaynak sağlamada yatırımcı tabanının genişlemesi ve çeşitlenmesine katkı sağlayan işlem, Türkiye’ye yönelik sürdürülebilir sermaye akışının güçlenmesi açısından da önem taşıyor.
Sürdürülebilir finansman odağı
Toplam finansmanın 51 milyon ABD dolarlık bölümü sürdürülebilir finansman kapsamında kurgulandı. Bu kaynak; yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, yeşil bina yatırımları ve düşük karbonlu üretim süreçlerinin yanı sıra, su ve deniz ekosisteminin korunmasına yönelik mavi projelerin finansmanında değerlendirilebilecek yapısıyla küresel ölçekte öne çıkıyor.
Yönetimden değerlendirme
“Uluslararası piyasalarda yatırımcıların daha seçici davrandığı bu dönemde, gerçekleştirdiğimiz 320 milyon ABD doları tutarındaki DPR seküritizasyon işlemimiz yalnızca QNB Türkiye’nin uluslararası piyasalara erişim gücünü değil, Türkiye’ye yönelik uzun vadeli yatırımcı güvenini de somut biçimde ortaya koyuyor. Bu işlemle fonlama yapımızı daha uzun vadeli ve daha dengeli bir çerçevede çeşitlendirirken, bilanço dayanıklılığımızı da güçlendiriyoruz. İşlemin 51 milyon ABD dolarlık bölümünün sürdürülebilir finansman kapsamında kurgulanması ise etki odaklı yaklaşımımızın yatırımcılar nezdinde karşılık bulduğunu gösteriyor. Net sıfır hedefimiz doğrultusunda Türkiye ekonomisinin düşük karbon dönüşümünü destekleyen sürdürülebilir finansman çözümlerine öncelik vermeye devam edeceğiz.”
