Garanti BBVA, IFC ve DEG konsorsiyumuyla 125 milyon ABD doları tutarında sürdürülebilir sermaye benzeri tahvil (Tier II) ihracını tamamladı. 10 yıl vadeli ve 5. yıldan itibaren geri çağırma opsiyonu haiz bu işlem, bankanın uluslararası finans kuruluşlarıyla stratejik iş birliklerinde önemli bir yer tutuyor. Uzun yıllar sonra gerçekleştirilen bu sermaye benzeri tahvil ihracı, bankanın bu alandaki çalışmalarında farklı bir finansman modeli olarak konumlanıyor.
Kaynakların yönlendirileceği alanlar
İşlem kapsamında sağlanan kaynak, bankanın sermaye yapısını desteklerken sürdürülebilir finansman çerçevesinde yeşil ve sosyal yatırımlara yönlendirilecek.
Yeşil finansman: Mikro işletmeler ve KOBİ’lerin elektrikli araç, enerji verimli ekipman ve teknolojiler ile diğer uygun yeşil yatırımlarının finansmanı desteklenecek.
Sosyal finansman: Kadın girişimci KOBİ’lerin finansmana erişiminin desteklenmesi planlanıyor.
Yöneticilerden açıklamalar
Garanti BBVA Finans ve Hazineden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Atıl Özus:
“Uluslararası finans kuruluşlarıyla uzun yıllara dayanan iş birliklerimizi, bankamızın finansman yapısını güçlendirmenin yanı sıra reel ekonominin ihtiyaçlarına yanıt veren yeni finansman modelleri geliştirmek açısından da önemli görüyoruz. IFC ve DEG konsorsiyumuyla gerçekleştirdiğimiz 125 milyon ABD doları tutarındaki sürdürülebilir sermaye benzeri tahvil ihracı da bu doğrultuda attığımız önemli adımlardan biri. Sermaye yapımızı destekleyen bu kaynakla birlikte, uluslararası kuruluşlarla ilişkilerimizi ve finansman kanallarımızı çeşitlendirmeye devam ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de farklı yatırımcı ve finans kuruluşlarıyla geliştireceğimiz iş birlikleriyle, bankamızın güçlü finansal yapısını destekleyen ve müşterilerimizin değişen ihtiyaçlarına yanıt verebilecek yeni finansman imkânları üzerinde çalışmayı sürdüreceğiz.”
Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sinem Edige:
“Sürdürülebilir finansı, ekonomik dönüşümün finansmanına katkı sağlayan uzun vadeli stratejimizin temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Bu doğrultuda, bu işlem kapsamında sağladığımız kaynağı mikro işletmeler ve KOBİ’lerin yeşil dönüşüm yatırımlarını ve kadın girişimcilerin finansmana erişimini desteklemek üzere kullanacağız. Bizim için sürdürülebilirlik, yalnızca belirli ürün ve finansman çözümlerinin ötesinde, müşterilerimizin dönüşüm ihtiyaçlarını anlayarak onlara finansman, danışmanlık ve yenilikçi çözümlerle eşlik ettiğimiz bütünsel bir yaklaşım. BBVA Grubu ile birlikte COP31’de Küresel Bankacılık Partneri olarak yer aldığımız bu dönemde, sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarımıza, bu finansmanla yeni ve çok önemli bulduğumuz bu adımı eklemekten memnuniyet duyuyoruz. Önümüzdeki dönemde de müşterilerimizin dönüşüm yatırımlarını destekleyen ve sürdürülebilirliğin reel ekonomide hayata geçirilmesine katkı sağlayan çözümlerimizi geliştirmeye devam edeceğiz.”
IFC Orta Doğu, Orta Asya ve Türkiye Finansal Kurumlar Grubu Direktörü Momina Aijazuddin:
“Bu yatırım, IFC’nin Garanti BBVA ile uzun yıllara dayanan ve önemli etki yaratan iş birliğini daha da ileri taşıyor ve Türkiye’de sürdürülebilir ve kapsayıcı büyümeye yönelik ortak taahhüdümüzü yansıtıyor. Garanti BBVA’nın mikro, küçük ve orta ölçekli işletmeleri finanse etme kapasitesini güçlendirerek kadın girişimciler için fırsatların genişletilmesine ve enerji dönüşümüne yatırım yapan işletmelerin desteklenmesine katkı sağlıyoruz. Birlikte, işletmelerin daha sürdürülebilir şekilde büyümelerine, rekabet güçlerini artırmalarına ve Türkiye’nin enerji dönüşümüne katkıda bulunmalarına yardımcı oluyoruz.”
DEG Finansal Kurumlar ve Sermaye Piyasaları Kıdemli Direktörü Gudrun Busch:
“IFC ile birlikte Garanti BBVA’nın Türkiye’deki sürdürülebilir finans hedeflerini desteklemekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Ortak yatırımımız, Banka’nın sermaye yapısını güçlendirirken yeşil mikro, küçük ve orta ölçekli işletme projeleri ile kadın girişimcilerin finansmanını destekliyor. Bu iş birliği, daha kapsayıcı ve dayanıklı bir ekonominin gelişmesine katkı sağlarken, Türkiye’nin düşük karbonlu bir geleceğe geçişini destekliyor ve kalıcı sosyal ve çevresel değer yaratılmasına katkıda bulunuyor.”



