James Dyson Ödülü’nün 2026 yılı uluslararası kazananları açıklandı. Depremlerden sonra binalarda oluşan yapısal hasarları ve sporda beyin sarsıntılarının zararlı etkilerini tespit etmeye odaklanan iki icat — Filipinler’den Sentinel ve ABD’den Rumble Rims — her biri 30.000 sterlin ödül kazandı.
Dyson’ın kurucusu James Dyson:
“Bu yılın uluslararası kazananları Sentinel ve Rumble Rims, yaşamı ve sağlığı tehdit eden ciddi tehlikelere son derece yalın fikirlerle çözüm sunuyor. Bu icatlar hayat kurtarabilir. James Dyson Ödülü’nü 21 yıl önce hayata geçirirken teşvik etmeyi umduğum cesur düşünce biçimi tam da buydu. Her ikisi de bu ödülü fazlasıyla hak ediyor.
Bir depremin ardından betonarme bir binanın içindeki ciddi hasar gözle görülmeyebilir ve ölümcül sonuçlar doğurabilir. Aldrei’nin geliştirdiği Sentinel, inşaatlarda kullanılan bir bileşeni akıllıca, çatlakları tespit eden ve hasara ilişkin erken uyarı veren düşük maliyetli bir sensöre dönüştürüyor. Bu icat, sorunları maliyetli hale gelmeden önce tespit edebilir ve daha da önemlisi insanların çökme riski taşıyan binalarda yaşamasını veya çalışmasını önleyebilir.
Özellikle sporcuların baş yaralanmalarıyla sonuçlanan kazalar geçirdiğini ve bunun etkilerini hayatlarının ilerleyen dönemlerinde yaşadığını çok sık duyuyoruz. Ancak beyin sarsıntısını tespit etmek karmaşık bir süreç; özel ekipman ve hastane uzmanlığı gerektiriyor. Bu nedenle gerekli olduğunda her zaman tarama yapılamıyor. Cleo, Radhika ve Sophia, kritik kararların verildiği saha kenarında nesnel tarama yapılmasını sağlayan yeni bir yol buldu. Bu icat, pek çok sporcuyu etkileyen kalıcı beyin hasarlarının önlenmesine yardımcı olabilir.”
Sürdürülebilirlik Kazananı — Sentinel (Filipinler)
Problem
Dünyanın farklı bölgelerinde her yıl 5 veya üzeri büyüklükte yaklaşık 1.700 deprem meydana geliyor. Büyük depremler binalar ve içlerindeki insanlar üzerinde yıkıcı sonuçlara yol açarken, 1970–2023 arasında jeofizik afetlerin tahmini ekonomik maliyeti 1,59 trilyon ABD dolarına ulaştı. Depremler, beton yapılarda hemen fark edilemeyen çatlaklara ve iç hasarlara neden olabiliyor. Büyük bir depremin ardından çok sayıda binanın kısa sürede değerlendirilmesi gerektiğinde görsel inceleme ve uzman testlerine dayalı süreçler yavaş, maliyetli ve günlük yaşamı aksatıcı olabiliyor.
Çözüm
De La Salle Üniversitesi mezunu yapı mühendisi Aldrei Ong tarafından geliştirilen Sentinel, inşaat sırasında donatı çeliğini yerinde tutmak için kullanılan standart bir beton mesafe bloğunu, gözle görülmeyen çatlakları ve iç hasarı tespit edebilen düşük maliyetli bir sensöre dönüştürüyor. Elektriğin blok içinden geçmesini sağlayan iletken malzemeler içeren kendi durumunu algılayabilen bu beton, çatlak veya hasar oluştuğunda elektrik direncindeki değişimle uyarı veriyor. Bloklara yerleştirilmiş elektrotlar küçük bir elektronik modüle bağlanıyor; önemli bir değişim tespit edildiğinde veriler kablosuz olarak çevrim içi bir gösterge paneline aktarılıyor. Böylece mühendisler binanın durumunu zaman içinde uzaktan izleyebiliyor.
Her bir Sentinel mesafe bloğunun tahmini üretim maliyeti 10 Filipin pesosu (yaklaşık 7,50 Türk Lirası). Betonarme yapılarda zaten kullanılan bir bileşeni dönüştürdüğü için ayrı bir yapısal eleman eklenmesine gerek kalmadan inşaat sırasında entegre edilebiliyor. Aldrei, malzemeyi iyileştirmek ve elektrik direncinin yük ve çatlak oluşumuna tepkisini anlamak için bir yılı aşkın sürede 125’ten fazla beton numunesini karıştırdı, kürledi ve test etti. Sentinel sensörleri, gerçek koşullarda izleme yapılması amacıyla Filipinler’deki bir binaya yerleştirildi. Sonraki aşamada teknoloji doğrulaması, elle lehimlenmiş elektronik bileşenlerin özel tasarlanmış baskılı devre kartıyla değiştirilmesi ve mevcut binalara uygulanabilecek versiyonların geliştirilmesi planlanıyor.
Aldrei Ong:
“James Dyson Ödülü’nün uluslararası Sürdürülebilirlik Kazananı olmak benim için çok anlamlı. Bunun nedeni yalnızca Sentinel’in yaratabileceği etki değil, aynı zamanda azmin, merakın ve sürekli gelişme isteğinin neler başarabileceğinin de bir göstergesi olması. Bu yolculuk şüphelerle, hayal kırıklıklarıyla ve başarısızlıklarla doluydu ama başka türlü olmasını istemezdim. Bu takdir, binaları daha güvenli hale getirmek ve insanların güvendikleri yapıları daha iyi anlamalarına yardımcı olmak hedefiyle Sentinel’i geliştirmeye devam etmem için bana güven veriyor.”
İnşaat Mühendisliği Bölümü Yapı Mühendisliği Profesörü Dr. Bernardo Lejano:
“Aldrei’nin yüksek lisansından sonra da kendi durumunu algılayabilen beton üzerine araştırmalarını sürdürerek bunu hayat kurtarabilecek ve mülkleri koruyabilecek yenilikçi, sürdürülebilir bir yapısal sağlık izleme sistemine dönüştürmesinden büyük mutluluk duyuyorum. Sentinel’in betonarme yapıların zorunlu bir bileşeni haline gelmesinin ve yapısal güvenliğin daha hızlı değerlendirilmesini sağlamasının uzun sürmeyeceğine inanıyorum. Aldrei’nin başarısının pek çok genç mühendise alışılmışın dışında düşünmeleri için ilham vermesini umuyorum.”
Tıp Kazananı — Rumble Rims (ABD)
Problem
Beyin sarsıntısı, amatör seviyeden profesyonel düzeye kadar sporda önemli bir endişe kaynağı. Belirtiler kişiden kişiye değişebiliyor ve ortaya çıkmaları 72 saati bulabiliyor; bu da anlık tespiti zorlaştırıyor. Nesnel değerlendirme teknolojileri mevcut olsa da pahalı olabiliyor ve klinik ortam gerektirebiliyor; bu nedenle birçok okul ve amatör spor takımı erişemiyor. Saha kenarı kontrolleri ise çoğunlukla kişisel değerlendirmeye dayanıyor.
Çözüm
Harvard Üniversitesi’nden Radhika Saran, Cleo Pontone ve Sophia DeVito tarafından geliştirilen Rumble Rims, nesnel beyin sarsıntısı taramasını saha kenarına taşıyan, kızılötesi göz takibi teknolojisine sahip uygun maliyetli bir başlık. 2–3 dakikalık kısa bir test sırasında sporcunun gözlerinin bir hedefi nasıl takip ettiği, nereye odaklandığı ve nasıl hareket ettiği kızılötesi kameralarla ölçülüyor; göz hareketleri nörolojik işlev bozukluğuna ilişkin nesnel bir gösterge sunuyor. Mobil ekran, ölçümleri gerçek zamanlı yönlendirmelere dönüştürerek sporcunun oyundan çıkarılması ve profesyonel tıbbi değerlendirmeye yönlendirilmesi kararlarını destekliyor.
Maçtan sonra Rumble Rims’in iyileşme süreci gösterge paneli testlerin tekrarlanmasına olanak tanıyor; böylece spora dönüş öncesinde iyileşmeyi izlemek için nesnel bir kayıt oluşuyor. Rumble Rims bir teşhis cihazı değil, tarama aracı olarak tasarlandı; spora dönüş kararları yetkin bir sağlık uzmanının yönlendirmesiyle alınıyor. Ekip, son tasarıma ulaşmadan kask, ağız koruyucu ve çene desteği gibi prototipleri değerlendirdi; sonunda yanlara yerleştirilmiş kızılötesi kameralar ve 45 derecelik dikroik aynalar kullanan bir başlıkta karar kıldı. Ödül sonrası planlar arasında daha gelişmiş prototip üretimi ve testi, göz hareketi testinin iyileştirilmesi, kullanıcı doğrulamaları ve uzun vadede okullar ile gençlik spor programlarında pilot uygulamalar ile tıbbi cihaz doğrulama süreçleri yer alıyor.
Cleo, Radhika ve Sophia:
“James Dyson Ödülü tarafından takdir edilmek, sorunları bugün oldukları haliyle kabul etmek zorunda olmadığımıza dair inancımızı doğruluyor. Gençlik sporlarında beyin sarsıntılarını, uzun vadeli nörolojik etkilerine rağmen sıradan bir durum gibi görmeye başladık. Bu tür kabulleri sorgulayabilir ve teknolojinin insanlara hasar oluştuktan sonra değil, en çok ihtiyaç duydukları anda ulaştığı, daha kullanışlı ve erişilebilir bir dünya tasarlayabiliriz. Bu ödül, Rumble Rims’i her sahanın kenarına taşıyabilecek pilot uygulamalara doğru ilerlememiz için bize inanılmaz bir fırsat sunuyor.”
Harvard Üniversitesi Tasarım Mühendisliği Yüksek Lisans Programı Öğretim Üyesi Shuya Gong:
“Cleo, Sophia ve Radhika hakkında beni en çok etkileyen şey, hızlı prototipleme ve merak odaklı deneyler sayesinde iddialı fikirleri test etmenin etkileyici yollarını bulurken çözümlerinin hem saha kenarında hem de evde uygun maliyetli ve kullanımı kolay olması gerektiği inancından ödün vermemeleriydi. Rumble Rims, insan odaklı tasarım ile mühendislik disiplininin harika bir buluşması.”
James Dyson Ödülü hakkında
James Dyson Ödülü, yeni nesil tasarım mühendislerine ilham veren ve başarılarını kutlayan uluslararası bir tasarım yarışmasıdır. 21. yılında olan yarışma, bugüne kadar problem çözmeye odaklanan 400’ün üzerinde icadı 1,5 milyon sterlinin üzerinde para ödülüyle destekledi. 28 ülke ve bölgede düzenlenen yarışma, Sir James Dyson’ın mühendislik eğitimini destekleyen yardım kuruluşu James Dyson Vakfı tarafından yürütülüyor.
2002 yılında Birleşik Krallık’ta kurulan James Dyson Vakfı, bugün tasarım, teknoloji ve mühendislik eğitimi programlarını ABD, Japonya, Singapur, Filipinler ve Malezya dahil dünyanın çeşitli ülkelerinde destekliyor. Bugüne kadar James Dyson ve James Dyson Vakfı, hayır amaçlı çalışmalara 155 milyon sterlinden fazla bağış yaptı. Bu bağışlara Imperial College London bünyesinde Dyson Tasarım Mühendisliği Okulu’nun kurulması için sağlanan 12 milyon sterlin, Cambridge Üniversitesi’nde Dyson Mühendislik Tasarımı Merkezi ve James Dyson Binası’nın oluşturulmasını destekleyen 8 milyon sterlin ve Malmesbury İlkokulu’nun STEAM Merkezi ile genişleme projesi için ayrılan 7,8 milyon sterlin de dahil.
Yarışma süreci ve ödüller
Başvurular önce ulusal düzeyde dış jüri üyeleri ve bir Dyson mühendisinden oluşan kurul tarafından değerlendiriliyor; her pazarda bir ulusal kazanan ve iki ulusal ikinci seçiliyor. Ardından Dyson mühendislerinden oluşan panel, bu projeler arasından 20 başvuruluk uluslararası kısa listeyi belirliyor; ilk 20’yi Sir James Dyson inceleyerek uluslararası kazananları seçiyor. 2026’da uluslararası kazananların her biri 30.000 sterlin, ulusal kazananların her biri ise 5.000 sterlin para ödülü kazanıyor.
Geçmiş yıllardan bazı uluslararası kazananlar
2025 Tıp Kazananı – OnCue: Parkinson hastaları için akıllı ve yardımcı bir klavye.
2025 Sürdürülebilirlik Kazananı – WaterSense: Otonom bir su kalitesi izleme cihazı.
2024 Medical Winner – Athena: Kemoterapi hastaları için taşınabilir ve uygun fiyatlı saç dökülmesini önleyici bir cihaz.
2024 Sürdürülebilirlik Kazananı – airXeed Radiosonde: Hava tahminlerini iyileştirmek ve elektronik atıklarla mücadele için doğadan ilham alan, yeniden kullanılabilir bir sensör.
2023 International Winner – The Golden Capsule: Afet bölgelerinde kullanılmak üzere tasarlanmış, eller serbest kullanılabilen bir intravenöz (IV) tedavi cihazı.
2023 Sustainability Winner – E-COATING: İklimlendirmenin çevresel maliyetlerini azaltan, yüksek soğutma etkisine sahip sürdürülebilir bir dış cephe kaplaması.
2023 Humanitarian Winner – The Life Chariot: Farklı araçlarla çekilebilen arazi tipi römork ambulans.
2022 International Winner – SMARTHEAL: pH seviyesini ölçerek yaranın ne kadar iyi iyileştiğini gösteren akıllı bir pansuman sensörü.
2022 Sustainability Winner – Polyformer: Plastik şişeleri gelişmekte olan ülkeler için uygun fiyatlı 3D yazıcı filamentine dönüştüren bir makine.



