Kısaca: SKDM (Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, İngilizcesi CBAM), AB’nin çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, elektrik ve hidrojen gibi ürünlerin ithalatında, ürünün içine gömülü emisyona AB’deki karbon fiyatını yansıtan mekanizmasıdır. Kesin dönem 1 Ocak 2026’da başladı; 2026 ithalatına ait sertifikaların satışı 1 Şubat 2027’de başlayacak.

Avrupa Birliği’ne çelik, alüminyum, çimento ya da gübre satan bir Türk şirketi için 2026, sessiz ama köklü bir değişimin yılı. Faturada görünmeyen yeni bir kalem doğdu: ürünün içine gömülü karbon. AB’li alıcı, bu yıl ithal ettiği malların emisyonu için 2027’de sertifika satın almak zorunda. Bu maliyeti kimin taşıyacağı, fiyat pazarlığının yeni konusu haline geliyor.

Bu yazı, SKDM nedir sorusunu ihracatçı yönetici gözüyle cevaplıyor: Mekanizma nasıl işliyor, takvim neden değişti, yükümlülük kimde ve Türkiye’deki yeni Emisyon Ticaret Sistemi bu tabloya nasıl bağlanıyor?

SKDM Nedir?

SKDM, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın kısaltmasıdır. İngilizce adı Carbon Border Adjustment Mechanism, kısaca CBAM’dır. Mekanizma, 10 Mayıs 2023 tarihli (AB) 2023/956 sayılı Tüzük ile kuruldu ve Ekim 2025’te (AB) 2025/2083 sayılı Tüzük ile sadeleştirildi.

Mantığı basit: AB içindeki üreticiler, AB Emisyon Ticaret Sistemi kapsamında karbon fiyatı ödüyor. Aynı ürünü karbon fiyatı olmayan ya da daha düşük olan bir ülkeden ithal etmek daha ucuz kalırsa, üretim AB dışına kayabilir. Literatürde “karbon kaçağı” denen bu riske karşı SKDM, ithal edilen belirli ürünlerin içerdiği emisyona AB’deki karbon fiyatını yansıtır. Amaç, AB içindeki ve dışındaki üreticiler için karbon maliyetini eşitlemektir.

SKDM’yi bir gümrük vergisinden ayıran nokta, hesaplamanın ürünün değerine değil, üretimi sırasında ortaya çıkan emisyona dayanmasıdır. Yani aynı ürünü daha temiz üreten şirket, daha az maliyetle karşılaşır.

SKDM Hangi Sektörleri Kapsar?

SKDM şu an altı sektördeki belirli ürünleri kapsıyor:

  • Çimento
  • Demir ve çelik
  • Alüminyum
  • Gübre
  • Elektrik
  • Hidrojen

Kapsam, ürünlerin gümrük tarife kodlarıyla tanımlanıyor. Bu nedenle bir şirketin SKDM’ye tabi olup olmadığını anlamanın ilk adımı, AB’ye ihraç ettiği ürünlerin kodlarını tüzüğün ekindeki listeyle karşılaştırmaktır. Vida, cıvata ve bazı çelik ya da alüminyum mamuller gibi ilk bakışta “ağır sanayi” gibi görünmeyen ürünler de kapsamda olabilir.

SKDM Takvimi: Geçiş Döneminden Kesin Döneme

Geçiş dönemi (1 Ekim 2023 – 31 Aralık 2025). Bu dönemde AB’li ithalatçılar yalnızca raporlama yaptı. İthal edilen ürünlerin içerdiği emisyonlar üç ayda bir bildirildi, ancak herhangi bir ödeme yapılmadı.

Kesin dönem (1 Ocak 2026’dan itibaren). Avrupa Komisyonu’na göre kesin rejim 1 Ocak 2026’da başladı. Yılda 50 tonun üzerinde SKDM kapsamındaki ürün ithal eden AB’li ithalatçılar ya da onların dolaylı gümrük temsilcileri, “yetkili SKDM beyannamecisi” statüsü almak zorunda.

Sertifika satışı ve ilk beyan (2027). 2025/2083 sayılı Tüzük ile sertifika satışının başlangıcı 1 Şubat 2027’ye ertelendi. Yetkili beyannameciler, 2026’da ithal edilen ürünlerin emisyonuna karşılık gelen sertifikaları 2027’de satın alacak. 2026 yılına ait ilk yıllık beyan ve sertifika teslimi için son tarih 30 Eylül 2027.

Fiyat. SKDM sertifikasının fiyatı, AB Emisyon Ticaret Sistemi tahsisatlarının açık artırma fiyatına göre belirleniyor: 2026 için çeyreklik ortalama, 2027’den itibaren haftalık ortalama esas alınıyor. Komisyon fiyatları her çeyrek yayımlıyor.

Ertelemenin yanlış okunmaması gerekiyor. Ödeme 2027’de yapılacak olsa da yükümlülük 2026 ithalatı için doğuyor. Yani bugün yapılan sevkiyatların karbon maliyeti, fiyatlamada ve sözleşmelerde şimdiden hesaba katılmalı.

50 Ton Eşiği: Kim Muaf, Kim Değil?

Sadeleştirme paketinin en dikkat çeken değişikliği, ithalatçı bazında yıllık 50 tonluk tek bir kütle eşiği getirilmesi oldu. Bir ithalatçının bir takvim yılında demir-çelik, alüminyum, gübre ve çimento sektörlerinden ithal ettiği ürünlerin toplam net ağırlığı 50 tonu geçmiyorsa, o yıl SKDM yükümlülüklerinden muaf tutuluyor. Elektrik ve hidrojen bu muafiyetin dışında.

Avrupa Komisyonu’na göre bu eşik, ithalatçıların yaklaşık yüzde 90’ını kapsam dışına çıkarırken, SKDM kapsamındaki ithalattan kaynaklanan emisyonların yüzde 99’unu kapsamda tutuyor. Eşik aşıldığında ise muafiyet tamamen kalkıyor ve o yıl ithal edilen tüm ürünlerin emisyonu için yükümlülük doğuyor.

Türk ihracatçı açısından kritik nokta şu: Eşik ihracatçıya değil, AB’deki ithalatçıya uygulanıyor. Küçük partiler halinde satış yapan bir şirket, büyük bir ithalatçıya mal gönderiyorsa yine SKDM verisi istenecektir.

Yükümlülük Kimde? AB’li İthalatçı mı, Türk İhracatçı mı?

Hukuki yükümlülük AB’deki yetkili SKDM beyannamecisinde. Sertifikayı satın alan, beyanı yapan ve teslim eden odur. Ancak beyanın temel girdisi olan “gömülü emisyon” verisi, ürünü üreten tesisten gelir.

Bu durumda Türk üreticinin önünde iki yol var. Birincisi, kendi tesisine özgü emisyon verisini hesaplayıp akredite bir doğrulayıcıya doğrulatarak alıcısına sunmak. İkincisi, veri sunamamak ve alıcının AB’nin yayımladığı varsayılan değerleri kullanmasına razı olmak. Varsayılan değerler genellikle temkinli belirlendiği için, veri sunamayan tedarikçinin ürünü alıcıya daha pahalıya mal olabilir. Bu da fiyat pazarlığında doğrudan bir dezavantaj demek.

Tüzük, menşe ülkede fiilen ödenmiş bir karbon fiyatı varsa bunun SKDM yükümlülüğünden düşülebilmesine de imkan tanıyor. Bu da Türkiye’deki gelişmeleri önemli kılıyor.

Türkiye Tarafı: İklim Kanunu ve Emisyon Ticaret Sistemi

7552 sayılı İklim Kanunu, 9 Temmuz 2025’te Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Kanun, sera gazı emisyonlarına üst sınır belirleyen ve tahsisatların alınıp satılmasına dayanan bir Emisyon Ticaret Sistemi kurulmasını öngörüyor.

Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi Yönetmeliği 27 Ağustos 2026’da Resmi Gazete’de yayımlandı. İklim Değişikliği Başkanlığı’nın duyurusuna göre pilot uygulama dönemine ilişkin usul ve esaslar da 30 Eylül 2026’da yayımlandı. Pilot dönem 2026 ve 2027 sistem yıllarını kapsıyor ve elektrik üretimi, çimento, demir-çelik, alüminyum ve gübre sektörlerinde belirlenen emisyon eşiğinin üzerindeki tesisleri içeriyor. 2026’da yalnızca raporlama yapılacak. Tahsisat teslim yükümlülüğü ilk kez 2027 emisyonları için doğacak ve 2028 Kasım ayının son iş gününe kadar yerine getirilecek. 2027 için ücretsiz tahsisat oranı yüzde 100 olarak belirlendi.

Sektör listesinin SKDM kapsamıyla büyük ölçüde örtüşmesi tesadüf değil. Ulusal bir karbon fiyatı, ileride SKDM’de mahsup imkanı yaratabilir. Ancak bunun ne ölçüde mümkün olacağı, Türkiye’deki fiyat düzeyine ve ücretsiz tahsisat tasarımına bağlı. Bu konuda kesin bir hesap için ilerleyen dönemdeki uygulama kurallarını beklemek gerekiyor.

AB’ye İhracat Yapan Şirketler İçin 7 Adımlık SKDM Yol Haritası

  1. Kapsam kontrolü: AB’ye ihraç edilen ürünlerin gümrük tarife kodlarını SKDM listesiyle eşleştirin. Gümrük ve belge süreçlerinin genel çerçevesi için İhracatta Temel Belgeler Nelerdir? yazısına bakılabilir.
  2. Alıcı haritası: Hangi AB’li müşterinin 50 ton eşiğini aştığını ve hangi veri formatını beklediğini öğrenin.
  3. Tesis bazında emisyon hesabı: Doğrudan emisyonları ve gerekli durumlarda elektrik kaynaklı emisyonları ürün bazında hesaplayacak bir sistem kurun. Temel kavramlar için Karbon Ayak İzi Nedir, Nasıl Hesaplanır? yazısı iyi bir başlangıç.
  4. Doğrulama hazırlığı: Kesin dönemde verinin akredite bir doğrulayıcı tarafından onaylanması gerekiyor. Doğrulayıcıyla erken temas kurun.
  5. Sözleşmeleri güncelleyin: Karbon maliyetinin nasıl paylaşılacağını, veri teslim sürelerini ve sorumlulukları yeni sözleşmelere yazın.
  6. Azaltım planı: Varsayılan değerlerin altında kalan bir emisyon yoğunluğu, rekabet avantajına dönüşür. Enerji verimliliği, yenilenebilir elektrik ve süreç dönüşümü yatırımlarını bu gözle önceliklendirin. Stratejik çerçeve için Şirketler İçin Karbonsuzlaşma Stratejileri Nelerdir? yazısına bakılabilir.
  7. Ulusal ETS’yi izleyin: Tesisiniz Türkiye ETS kapsamındaysa, 2026 raporlama yükümlülüğünü SKDM verisiyle uyumlu yürütün; iki sistem için ayrı veri üretmek maliyeti ikiye katlar.

SKDM’nin Yönetim Kurulu Gündemine Taşıdığı 4 Soru

  • Fiyatlama: 2026 sevkiyatlarının karbon maliyeti tekliflere yansıtıldı mı, yoksa marjdan mı karşılanacak?
  • Veri: Ürün bazında doğrulanabilir emisyon verimiz var mı, yoksa müşterilerimiz varsayılan değerlerle mi hesap yapıyor?
  • Yatırım: Emisyon yoğunluğunu düşürecek yatırımların geri dönüşü, SKDM maliyetinden kaçınma etkisiyle birlikte hesaplandı mı?
  • Sahiplik: SKDM uyumu dış ticaret, üretim, finans ve sürdürülebilirlik ekipleri arasında kimin sorumluluğunda?

SKDM, Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın ticaretteki en somut uzantılarından biri olarak görülüyor. Büyük resim için Yeşil Mutabakat Nedir? Türk Şirketlerine Etkileri Nelerdir?, raporlama tarafı için ESG Nedir: Kurumsal Raporlamanın Yeni Dili ve tedarikçi boyutu için Tedarik Zincirinde Sürdürülebilirlik Nasıl Sağlanır? yazıları birlikte okunabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

SKDM nedir?

SKDM (Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması), AB’ye ithal edilen çimento, demir-çelik, alüminyum, gübre, elektrik ve hidrojen gibi ürünlerin üretiminde ortaya çıkan emisyona AB’deki karbon fiyatını yansıtan mekanizmadır. Kesin dönemi 1 Ocak 2026’da başladı.

CBAM’ın açılımı nedir?

CBAM, Carbon Border Adjustment Mechanism ifadesinin kısaltmasıdır. Türkçede Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması, kısaca SKDM olarak kullanılır.

SKDM hangi sektörleri kapsar?

SKDM şu an çimento, demir ve çelik, alüminyum, gübre, elektrik ve hidrojen sektörlerindeki belirli ürünleri kapsar. Kapsamdaki ürünler gümrük tarife kodlarıyla tanımlanır.

SKDM yönetmeliği nedir?

SKDM’nin hukuki dayanağı AB’nin 2023/956 sayılı Tüzüğü’dür. Bu tüzük, Ekim 2025’te yürürlüğe giren 2025/2083 sayılı Tüzük ile sadeleştirildi; 50 tonluk muafiyet eşiği ve sertifika satışının 1 Şubat 2027’ye ertelenmesi bu değişiklikle geldi.

SKDM sertifikaları ne zaman satın alınacak?

Sertifika satışı 1 Şubat 2027’de başlayacak. 2026 ithalatına ilişkin ilk yıllık beyan ve sertifika teslimi için son tarih 30 Eylül 2027.

Küçük ihracatçılar SKDM’den muaf mı?

Muafiyet ihracatçıya değil, AB’deki ithalatçıya uygulanır. Bir ithalatçının yıllık SKDM kapsamındaki ithalatı 50 tonu geçmiyorsa o yıl muaf olur. Ancak büyük bir AB’li alıcıya küçük partiler halinde satış yapan bir Türk ihracatçıdan yine emisyon verisi istenebilir.

İlgili terimler

  • Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi (TR ETS): Türkiye’nin kendi karbon piyasası. Pilot dönemde 2026 yalnızca raporlama yılı; SKDM’de ileride mahsup imkanı yaratabilir.
  • Kapsam 3 emisyonları: Tedarik zinciri ve müşteri kaynaklı emisyonlar. AB’li alıcıların tedarikçiden veri talebi çoğu zaman buradan doğar.
  • Gömülü emisyon: Bir ürünün üretimi sırasında ortaya çıkan ve SKDM hesabının temelini oluşturan emisyon.
  • Yeşil aklama: Kanıtsız çevre iddiaları. AB’de 27 Eylül 2026’dan beri tüketiciye yönelik iletişimde yeni yasaklar uygulanıyor.
  • Geçiş Riski

Siyah Tilki’de ilgili yazılar

Sürdürülebilirlik Sözlüğü’ne dön

Kaynaklar

Siyahtilki, iş dünyasının ilham kaynağı!

@ 2025 Siyah Tilki. Tüm Hakları Saklıdır. Yazılar ve Görseller izinsiz kullanılamaz. 

by: Khilon

Hakkımızda
Legal